10 Kasım 2025 Erzurum
Bu yürüyüş tarifi mümkün olmayan; coşkulu, heyecanlı, ender bir yürüyüştü…
İlk başlatanları ve şimdi yardımcı olup yönlendirenleri kutluyorum.
Kahraman şehitlerimize rahmet diliyorum…
Yediden yetmiş yediye kadar:
Dedeler, nineler, çocuklar, kucaklarda ve omuzlarda, küçük yaşta çocuklar dahil, herkes yürüyordu, koşuyordu…
Bayraklar ellerde, dualar dillerde, insan seli akıyordu Tabyalara…
Atalarını anıyorlar, rahmet diliyorlardı; içten içe de düşmanları (o zaman ki ve şimdi ki) lanetliyorlardı…
Bu yürüyüş kolaydı, yol düzdü, karşıda düşman yoktu, risk hiç yoktu!
Toplanmakta zor değildi. Özünde birlik, dayanışma ve bağlılık olan halk uyarı ile, bir kıvılcım ile toplanabiliyor ve harekete geçebiliyordu.
Bu toplanma ve yürüyüş için, camilerden cuma günü duyuru yapılmıştı... Atalarını anmak, kahramanlıklarını göz önüne getirmek, gençlere ve çocuklarına aktarmak gerekli idi ve büyük bir zevkti.
Düşmanları ise, lanetlemek, yermek duygu tatmini olabilirdi. Çünkü onlar haksız ve adalet siz idiler... Bugün içinde iç ve dış düşmanlara gözdağı vermek, işin ve hareketin özü idi…
Ama görünmeyen başka duygu ve arzularda vardı. Bunlar:
Hava yapmak, TV’lerde görünmek, topluca bağırmak, nara atmak… bölge halkının bariz özelliklerindendir. Birçoğu bu özelliklerden dolayı katılıyordu...
Her ne olursa olsun, o faciayı ve peşine yapılan o kahramanlığı hatırlamak ve anmak, çok erdemli bir haslettir. Milletimiz / Dadaşlar, bunu yapıyorlardı…
Ayrıca; genç ve çocuk yaştaki evlatlarımıza iyi örnek olmak, ataları, tarihi ve davranışları tanıtmak ve davranışları aşılamaktır asıl olan…
Görerek alışır, yaşayarak öğrenir, ilkesinden; gençlerimiz bunu görüyordu ve izliyordu...
Bu ruhi yaşatmak ve gençlere benimsetmek gerekiyordu…
Ama bu topluluk biraz fazla duygu saldı. Kalabalık topluluklarda bu duygusallıklar tabiidir, kaçınılmazdır. Duygusallık gerçekler dışına çıkıp dalga dalga yayılabiliyordu!
Hoşça kalın. Uz. Dr. Ayhan Yiğit


