Uz.Dr. Ayhan Yiğit


TABLALARA YÜRÜYÜŞ -2-

TABLALARA YÜRÜYÜŞ -2-


 15 . Kasım 2025 Erzurum
Dadaşlar Ataların Yürüdü:
Cümlesini alalım: bu yürüyüşle gerçekten Atalarımıza kavuşabilecek miyiz; ruhen, fizik men ve moral en?   Yoksa daha başka yürüyüşler gerekli mi? Bence gerekli…Atalara kavuşmak keşke öyle kolay olsa!
O günkü Tabyalara yürüyüşle, bugünkü yürüyüş çok farklı. 
Bugünkü yürüyüş serbest, tehlikesiz, güvenli ve elde bayrak! 
O günkü; tehlike, savaş, ölüm! Elde silah, kılıç, balta, satır, süngü… Vatan, millet ve Mehmetçik kaybı düşüncesi içinde! Mehmetçiğin acısı göğsü, vatan kaybı kaygısı bağırları yakıyor!
Bu tablo özünde kahramanlık olan dadaşın; erkek, kadın, yaşlı genç; kahramanlıkları kabarmış, aslan olmuş, kartal olmuş düşmanın üzerine çullanmış….
O, bir askeri kahramanlığın yanında, halk kahramanlığı idi… 
Böyle bir kahramanlık, böyle bir savaş, ülkemizin hiçbir bölgesinde ve cephesinde olmamış! 
Asker Millet olmamız nedeni ile, kurtuluş savaşında, her bölgede ve her cephede; yaşlılar, kadınlar aktif katılımlar sağlamışlar; askerlerinin daima yanında olmuşlar… 
Fakat 93 Harbindeki ‘’Tabya savaşı ‘’ gibi, askerle birlikte, hatta ondan önce; elde ne imkân varsa, onunla düşmana saldırmamış, boğaz boğaza dövüşmemiş veya buna ihtiyaç duyulmamış, mecbur kalınmamış! 
Harp tarihinde böyle bir “halk – asker beraber, boğaz boğaza,” savaş ve kahramanlık notu yok. ’Bu ilk ve son oluyor’’. Bunu Erzurum’da, TABYALAR DA dede ve nenelerimiz yapıyor… 
Bunu, Mehmetçik Vakfı Bölge Şube Başkanı E. Albay Sayın Topdağı’ da anlattı. 
Tabyaları anlatırken “Erzurum’daki 93 Tabya savaşlarının bir örneği yok” dedi. 
Bu arada tekrar, başta Nene Hatun’u ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum, ruhları şad olsun. 
Nene Hatun demişken, ona ait bir iki kelime edeyim. 
O, hepimizin aziz nenesi: 
Ama sonradan nene oldu. Satırı alıp milletin önünde, Tabyalara koşarken ve veciz söylemler söylerken; “Bebeğim anasız olur, büyür, ama vatansız olmaz. Seni Allaha emanet ediyorum.” gençti, gelindi. Ben ona “GELİN HATUN” diyorum.
Genç ama, fikri olgun ve yüce, görüşü üstün ve anlamlı…Hem de stratejik, sonuç alıcı yönlendirme!
Allah bize, şimdiki evlatlarımıza, gençlerimize ve gelinlerimize bu anlayışı, bu ruhu nasip etsin… 
Bu seneki tabya yürüyüşüne katılan o topluluk şahane ve coşkulu idi. Sanki tek yumruk, tek düşünce vardı. İşte en önemli yararı ve güzelliği bu duyguların birleşmesi, göklere yükselmesi idi!
Topluluklar ve kitleler, heyecanlıdır ve duygusaldır: kolay yönlendirilir ve istenilen mecraya akıtılabilir. Tıpkı selin aktığı gibi…
Milletimiz ılımlı ve yönlendirmelere açık. İyi yönlere yönlendirmek, ihtiyaç gibi geliyor bana…
Yukarda başka yürüyüşler de gerekli demiştim:      Dr. AYHAN yiğit