Hiç kimse kusura bakmasın. Meydanı boş buldukları andan itibaren doldurmaya kalkışırlar. Kim, ne amaç ile yapar bilmem ama durum ortada.
Kanaat önderi diye reklamı basın tarafından yapılmış olan birisinin, bir kurumun düzenlemiş olduğu rutin bir toplantıya katılması ve orada söylediği sözlerin farklı algılanması, çok da önemli değil aslında. O toplantı gizli saklı olan bir toplantı değil, katılanlarda halkın zaten kendisi olan ve gizlisi saklısı olmayan kendi insanlarımız. Makamlarının farklı olması, erişilmez olmaları anlamına gelmiyor değil mi? Kaldı ki tüm gün yanı başımızdalar, bizimle beraberler ve bizimle iç içeler. O şahısta vatandaş olduğuna göre toplantıya katılmasında öyle aman aman aksi bir durum söz konusu değildir, diye düşünüyorum. Ve şunu da kesinlikle belirtmeliyiz ki, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her kişi ve şahıs, devlet güvenliğini ve gizlilik içermeyen her hangi bir toplantıya, 2911 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde, kanuna aykırı olmamak kaydıyla rahatlıkla katılabilir. Bunda ne sıkıntı var? Kaldı ki icranın başı zaten orada. İzin makamı bir şey dememiş ise bu duruma takılıp kalmayalım, o kadar da önemli bir konu değil.
Asıl mesele bundan sonrası; bir partimizin vekili ( bu şehrin diyemeyeceğim, çünkü bu şehirde kendilerini icraatlarıyla pek göremedim) konuyla alakalı olarak bir şeyler söylemiş. Ne bekliyordunuz ki sayın vekilim. Siz o ve ona benzer masalarda bulunmayı, temsil noktasında ismini taşıdığınız şehrinize hizmet aşamasında varlığınızı gösteremez iseniz, adınız vekil olsa da milletin kendisi o masaya oturmasını bilir. Bu sözüm üzerine alınan herkes içindir aslında. Sonrası boş konuşmadan ötedir vesselam.
Seçim çalışmaları büyük bir hız ile devam ederken, bakıyoruz ki şehrimizde birileri de alttan alta vatandaşı işlemeye başlamış bile. Ortada henüz resmi bir başlangıç olmamasına rağmen eline yakışıklı bir fotoğraf ve bir internet sayfası alan başlıyor takla atmaya. Neymiş efendim falanca şahıs, tam vekil olacak şahısmış. Filanca şahsın bilmem ne diploması varmış. Lisansını falan filan teknik üniversitesinde tamamlamış. Ne kadar da çok mışımız varMIŞ ta bizim haberimiz yokMUŞ…
Bu saatten sonra; elbette ki demokrasinin güzel yanı olan, olaylar zinciri başlayacak. Elbette ki, birileri vekâlet noktasında adaylıklarını açıklayacaklar. Talip olacaklar. Faaliyetlere başlayacaklar ve gitmek istedikleri yolu içeren siyasi partinin, kendi iç tüzük şartları dâhilinde bir takım çalışmalar da yapacaklar. Çok normal ve gayet de güzel. Buraya kadar herhangi bir sıkıntı yok. Sıkıntı nerede başlıyor, açıklayalım efendim; Sen kalkıp, gömlek değiştirir gibi çat kapı parti değiştirir isen ve bir partiden alamadığın bir takım şeyleri başka bir partinin çatısının altında aramaya kalkar isen onu irdelerim. Adaylık noktasında adı “demokrasi” olan bu hareket, şahsi algılama noktasında da “menfaat” oluyor.
Bu seçimler çok ama çok önemli bir dönüm noktasına denk gelen seçimlerdir. Bu seçimler; vatanımın, milletimin ve hatta içerisinde bulunduğumuz yüzyılın dünya dengeleri açısından gidişatını, yönetimini belirleyecek bir önem ve faktöre sahip seçimlerdir. İşte tam da burada mükemmeli ortaya koyan şeyin ayrıntılarda olduğu gerçeğinden yola çıkarak, temsil noktasındaki vekillerimizi de o ayrıntı içerisinde seçmemiz gerekmektedir. Bu benim ve arasında yaşadığım, beraber bindiğimiz özel halk otobüsünün içerisindeki, Recep emminin gayfesindeki dikkatlerden kaçan ama oy kullanacak olan, gerçek halkın görüşüdür.
İşte mükemmel, bu ayrıntıda gizlidir.
Bu ve buna benzer birçok örneğimiz mevcut, peyderpey yazmaya ve halkımızı uyarma noktasında tabii ki elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Bu aşamada kimse ahbap çavuş ilişkisi esaslarına dayanarak “vekil ölçer” liğe soyunup ta, şimdiden birilerini TBMM rozeti hayaline salmasın lütfen.
Yani diyorum ki; birileri “vekil ölçer” liğe soyunup, her hangi bir taş altında eli ezilmemişleri bizlere vekil adayı diye içten içe tanıtırken bir şey yok da, bir toplantıya katılan vatandaşa mı kalem sallıyor?
Siz atarken “gol” ama millet atarken “ofsayt”.
Millet “VAR” da seyrediyor, aman ha.


