VEDAT KAN


ALLAH AŞKINA NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?

.


Küresel ekonomi dedik, dış güçlerin oyun kurucularının atağı dedik, içimizdeki satılmışların piyon vari kışkırtıcı adımları dedik, en küçük fırsatı bile değerlendirip menfaatçilik yapanların çabaları dedik. Hepsi tamam da, ya bu tekelciliğe alışmış bazı kurum ve kuruluşların kendi kafalarına göre oyun kurmaları da ne demek oluyor. Siz hükümet olarak istediğiniz açıklamayı yapın nasıl olsa bu kurumlar kendi iktidarlarını ilan etmişler. Yok; olmaz öyle bir şey, diyor iseniz o zaman siz bize farklı açıklama yapıp, uygulama emrini daha farklı veriyorsunuz demektir ki, bunun adı hiç te hoş değil.

Elektrik idaresinden bahsediyorum efendim…

150 idi 200 bilmem kaç oldu, aldı verdi, gitti geldi. Alan gitti, kim kime ne dedi. Kanaatimce durum aynen bu, oyun oynuyoruz. Alay ederek, insanlarımızın yüzüne bakarak alay ediyoruz.

Elektrik İdaresinin/ idarelerinin oynadığı bir sürü oyuna, bir yenisi daha eklendi vesselam. Yakamıza yapışmışsınız nasıl olsa, evirin çevirin nasıl biliyorsanız öyle yapın, kör misali kaçacağımız da yok feryadımızı duyuracağımız da.

Elbette zam yapacaksınız. Elbette işletme giderlerinizi günümüze veya gününüze uyarlayacaksınız. Elbette yaptığınız her türlü çalışmayı hizmet götürdüğünüz kişi veya kişilerden tahsil yoluna gideceksiniz. Gayet tabi bütün bunlar sizin en doğal hakkınızdır. Sözümüz de yok, gözümüz de. Ama biraz insaf…

Toplam abone sayınızın, büyük bir kısmına yakın oranında kaçak abonenizin bütün hesabını, dürüst abonelere vurun, bilmem hangi kurumda kim ne faaliyet gösterecekmiş te, onun harcama kalemlerini bilmem ne payı adı altında abonelerinizi sırtına vurun. Okuma parasıydı, açma kapama bedeliydi falan filan derken gelin sizinle bir anlaşma yapalım. Sizde nasıl olsa her türlü bilgilerimiz mevcut, bizi nüfusunuza alın biz çalışalım, bize maaş vermeyin kiraydı, yiyecekti, giyecekti, yakıttı, eğitimdi, sağlıktı vs bütün giderlerimizi siz karşılayın ve vakti saati geldiğinde de emekli olduğumuzda da götürün bir dağın kıyısında kafamıza sıkın gömün. Valla bence daha temiz.

Her şeyinizi kanunlarımız çerçevesinde koruma ve destek altına almışsınız nasıl olsa, maddeye bak; en az 25, en çok 35 gün içerisinde okuma yapılır. Fatura ayarlanacağı zaman, endeks ayarlanacağı zaman, giydirme yapılacağı zaman kanun açık, kafana göre takılabilirsin nasıl olsa halkımızın büyük bir çoğunluğu bu durumu idrak edecek durumda değil, anlamazlar… Sonrasında kalk 210 a tamamlamak için 34. Günü akşamına doğru gel okuma yap ve faturayı en yüksek fiyatlandırma ile çak git. Ne demek istediğimi uygulamayı yapanlar anlıyor, bana yeter.

Ya kardeşim, değişen nedir bir anlatsanız biz de anlarız belki? Bir ayda ne değişti de sen kalktın böyle bir uygulama getirdin. Konfor yaşantı oranımız mı arttı yoksa refah seviyemiz mi? bir ayda tüketimi 1 e 3 artıran neyimiz oldu? Bazı abonelerde 1 e 2… Televizyon aynı televizyon, ocak aynı, tüten aynı. Yetmezmiş gibi sen kalk sırf faturaya zam uygulayabilmek adına endeks okumanı 34. Günü akşamı yap ki gelirin artsın.

Ben sizi ayakta alkışlarım, bravo.

İşte kurum işletme kafası diye buna derim ben.

Yazık hem de çoookkkk yazık.

Gerçekten ne yapmaya çalıştığınızı çözmek istiyorum. Bu bir tür cezalandırma yöntemi ise daha net olun ve aleni olarak Deli Dumrul olduğunuzu ve bu köprüyü seve seve kullanacağımızı söyleyin biz de ona göre davranalım. Yok, bu bir teşvik ise gelin ben size anlatayım öğrenin. Teşvik etmek için ödüllendirmeniz lazım; çok basit 210 kwh altında enerji kullanan aboneye fiyat indirimi yapın ve bakın neler oluyor.

Allah aşkına siz ne yapmaya çalışıyorsunuz, eksik olan bir ton şeyiniz varken, 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde bile bu kadar aksaklığınız varken uyanık birkaç elemanın yaptığı lüzumsuz bir uygulama ile adınızı sıkıntıya koymasanız iyi olur. Siz kaybettiklerinizi başka yollarda arayın bence.