Putin ile Trump Alaska'daki görüşmesi bizlere Sykes-Picot Antlaşmasını hatırlatmaktadır. Sykes-Picot Antlaşması (/ˈsaɪks piko/) 1916 yılında Birleşik Krallık ve Fransa arasında imzalanan, Rusya ve İtalya tarafından onaylanan, Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması durumunda karşılıklı olarak kabul edilen etki ve kontrol alanlarını tanımlayan gizli bir anlaşmadır
Sanki bu günlerde Ukrayna savaşı unutturulup Venezzuella, İran, Lübnan saldırıları bizlere tekrar bu Antlaşmaya benzer gizli bir Antlaşma yapılmış gibi görünüyor çünkü Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi toplantısını TV dan canlı yayında izledim sanki ilkokul çocuklarının kendi aralarında yaptıkları bir tiyatro oyunu gibi ülkelerin temsilcileri birbirlerine hitap ettiler. Sanki körler sağırlar birbirlerini ağırlar misali yapılan konuşmalarda İsrail ve ABD tarafından İran'a saldırı yapılmamış gibi sanki İran körfez ülkelerine ve komşu ülkelerine durduk yerde saldırıyor gibi göstererek kınama karaları çıkarılıyor.
ABD ve İsrail aleyhine bu güne kadar kaç tane BMGK kararı çıkarıldı yada çıkarılan karlar uygulandı eğer böyle bağlayıcı kararlar yoksa bu gibi kuruluşların kalmasının ne anlamı vardır.
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam), I. Dünya Savaşı'nın ardından uluslararası barışı sağlamak amacıyla 10 Ocak 1920 tarihinde resmen kurulmuştur.
Kurulan bu cemiyet barışı korumak adına kurulmuş ama hiç bir barışı korumamış ve kâğıt üzerinde kaldığı için varlığını yitirmiş pasif bir kuruluş haline geldiğinden dolayı ikinci dünya savaşını doğurmuştur .
2. Dünya savaşından sonra

Birleşmiş Milletler (İngilizce: United Nations), resmî kısaltmasıyla BM (İngilizce: UN), 26 Haziran 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın imzalanmasıyla kurulan, uluslararası barış ve güvenliği korumak, devletler arasında dostane ilişkiler geliştirmek, uluslararası işbirliğini teşvik etmek ve bu hedeflere ulaşmak için devletlerin eylemlerini uyumlaştırma merkezi olarak hizmet etmek amacıyla kurulmuş küresel bir uluslararası kuruluştur.
Oysa Birleşmiş Milletler cemiyeti asli görevini yerine getirmediği gibi güçlü devletlerin gölgesinde kalmaktadır.Güçlü devletlerin aldığı kararlar karşısında aciz duruma düşmüştür.
Bundan dolayı aldığı bütün kararların hiç bir bağlayıcılığı olmadığı için bir tiyatrodan farkı kalmamıştır.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli, 5 daimi (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) ve 10 geçici üye olmak üzere toplam 15 üyeden oluşan en güçlü BM organıdır. Daimi üyelerin veto hakkı sayesinde küresel krizlerde yaptırım uygulama veya güç kullanma yetkisine sahip olan bağlayıcı kararlar alabilir.
BMGK 5 daimi üyenin dışında Dünyada geriye kalan diğer ülkelerin hiç bir karara bağlayıcı etkisi yoktur bu ülkeler sadece bu 5 daimi üyenin vereceği kararlara uymak zorunda kaldığı yada aldıkları kararların sadece 5 daimi üyelerinin çıkarlarını gözetmek haklarını korumak geriye kalan ülkeleri karar bağlayıcılığı olmadığı için kaleye alan da yoktur.
Dünya'daki barış ve güvenliği sağlamakla görevli olan BMGK ve BM yani Birleşmiş Milletler cemiyeti asli görevinin dışına çıkarak özelikle ABD, İsrail ve 5 daimi üyelerinin çıkarlarını korumak adına kurulmuş bir kuruluş haline gelmiş olduğundan dolayı şimdiki Dünyada artık orman kanunları uygulanmaktadır kimin gücü kime yeter ise bundan dolayı adım adım 3. Dünya savaşına doğru evrilmektedir.....
Selam ve dua ile



