Geçen haftaki yazılarımda, Hazreti Muhammed’i nasıl anlamalıyız, nasıl anlatmalıyız, diye bir şeyler yazmıştım.
Bunun özü, aslı, temeli ve çekirdeği:
Onun gibi olmağa çalışmak, onun gibi yaşamak, onun gibi davranma; onun yaptıklarını yapmak, yapmadıklarını yapmamak;
Diğer bir cümle ile; ALLAHIN EMRİNİ BİLİP, NAHYETTİĞİ (men ettiği) ŞEYLERDEN KAÇMAK!
Her şey için, dünyamız için, ahiretimiz için ve dünya alamı için yetecektir!
Başka türlü açarsak;
HERKES Hz. MUHAMMED’i ÖRNEK ALMALI, bu yola girmeli, böyle davranmalı, böyle yaşamalı. “ Din görevlileri, Yöneticiler/idareciler dahil”.
Bir yola girmek için o yolu iyi öğrenmek gerek, bu öğreti de devletin görevidir!
O ZAMAN TÜRKİYE’ ye de; kalkınma olur, hortumlamalar, cinayetler, terör ve anarşi durur, huzur 0lur,barış sağlanır!
Dünya bunu görse, algılasa; Dünyaya da barış, huzur ve refah gelir, çatışma ve savaşlar sona erer…
Hazreti Muhammed 'i, bir haftada anmak, anlatmak, anlamak çok güzel; çok güzelde: Bu yüce Peygamberi 7 gün değil 365 gün anmalıyız.
Emirlerini ve ahlakını anlayana ve özümsenmeye kadar anlatmalıyız...ve yaşamalıyız!
O’nun insanlara, insanlığa ne verdiğini, toplumdan ne istediğini ne istikamette gitmeleri gerektiğini; anlamak şart olduğu gibi,
Onun bıraktığı bu kutsiyetler, her Müslümana da; ya sünnettir ya vaciptir ya da farzdır.
Hakiki Müslümanların, bu emirleri, ibadetleri aksatacaklarını, terk edeceklerini ve Hz. MUHAMMEDÎN davranışına uymayacaklarını sanmıyorum…
ALLAH HEPİMİZE; Hazreti Muhammed (SAV)’in ahlakında ve yolunda birleşmeyi nasip etsin.
Hoşçakalın …
Uz. Dr. Ayhan YİĞİT



