Kadınsız bir hayat düşünmek, kâbustan öte bir şey olsa gerek.
Kadının bulunmadığı bir ortamda ve sadece erkeklere ait olan bir hayat…
Sıkıntının ta dibidir bu…
Cehennem bile mantıklı gelebilir ama bu fikir asla. Cennette bile huri kavramı varken, kadınların bulunmadığı hiçbir alanı sevmem için gerekçem de yok.
Elbette ki bu benim şahsi fikrim ve bütün erkekleri bağlamayabilir. Dileyenler bana görünmedikleri müddetçe “top”luca yaşamaya devam edip, çizgileri doğrultusunda da “top”lu olarak ta beyan verebilirler.
Kadın “ana”dır.
“yar”dır.
“nefes”tir.
Kadını anlatmak için önce sevmek lazımdır. Tanımak lazımdır, yanındayken bile özlemek lazımdır. Ve kadın hayat müziğinin notasıdır. Bu ritmi hissetmek lazımdır.
Kadının elinin değmediği hangi işin doğru bir şekilde işlediği görülmüş ki?
Bazı değerler vardır kıymet biçemezsin, işte kadın kıymet biçemediğimiz, bedel ile ölçemediğimiz en değerli hazinemizdir.
Kimin mi?
Bazen bir erkeğin, bazen bir toplumun, bazen bir memleketin ve bazen de bir şehrin.
Dünya üzerinde kaç şehrin Nene Hatunu var diye soracak olsam alacağım cevabı ben de merak ederim gerçekten. Sadece Nene Hatun mu? İlk Müfreze komutanı Kara Fatma diye anılan Fatma Seher’i, Anadolu’nun ilk kadın muhtarı Sevim Özdoğan’ı, Türkiye’mizin ilk kadın zabıtası olan Afife İpek’i, Orta Asya’da görev alan ilk kadın büyükelçimiz Fatma Serpil Alpman’ı ve TBMM nin ilk kadın milletvekillerinden Nakiye Elgün’ü unutmak ve bu kadim şehirden ayrı tutmak olur mu?
Dahası var, onlarcası.
Ne yazmaya zamanımız, ne de okumaya takatimiz kalır. Böylesine bereketli toprağımız, böylesine bereketli yetişmiş insanımız, böylesine kadının adının var olduğu toplumlarda tarih daha bir güzel, daha bir özel yazılmaktadır. Tarih sayfasının dününe imza atan ve eser bırakan kadınlarımız bugün de aynı cesaret, aynı zihniyet ve aynı mantık çerçevesi esasına dayanarak varlığını sürdürmektedir. Kadının gerçek manada çevresine işlediği motif sadece ve sadece analık duygudur. Bu duyguyu da, tıpkı dün olduğu gibi bugünde de ve yarında da yaşayacak, yaşatacak olan yine kadındır.
Hemen her meslekte kadının adı vardır. Hizmetleri, tıpkı kendileri gibi inkâr dahi edilemez. Ama seçim arifesinde olmamızdandır ki, siyasi çalışmalarda kadının yerini görmemiz açısından kadın siyasetçilerimiz için bu konuya değinelim dedik.
Seçimlerimiz yakın. Birkaç güne kadar siyaset meydanında, erkek veya kadın aday adaylarımızın ortaya çıkacağı bir şekilde harekelilik yaşanacağı aşikârdır. Demokrasinin gereklerinden biriside budur. Ama gönül isterdi ki kadın adaylarımızın değerlendirilmesi daha fazla olsun. Gönül isterdi ki kadın adaylarımızın siyasette ki yerleri daha fazla olsun. Elbette ki kötü örnekleri de var, yok değil ama kötü örnek var diye içimizdeki sessiz bir şekilde vatanına, milletine ve bayrağına sadık bir vaziyette hizmet eden dadaş kızlarımızı nasıl yok sayalım ki? Bu şehrin halen daha yaşayan ve düşmanın tabyalara yaklaşmasını kollayan nice Nene Hatunu var. O ruh ve zihniyette yaşayan Nene Hatunları var. İsimleri farklı olsa da, hayatları farklı olsa da bu şehrin nefes alması için, yaşaması için hayatlarını hiçe saymış birçok Nene Hatunu var.
En azından bu seçimde; ahbap çavuş ilişkilerini bir kenara bırakarak, falanın arkadaşı-filanın eşi etiketlerini bir kenara bırakarak, genel merkeze yakınlığı veya birileriyle olan dirsek temasına bakılmaksızın hareket edilmesi gerekmiyor mu?
Evet siyasi hareketlerin çalışma şekli bu olabilir ama bu şeklin yanlışlığı defalarca ispat edildi. Hani sizin liyakat arayışınız? Hani sizin sadakat arayışınız? Hani sizin hizmet arayışınız? Sırf babası falan diye kızını siyasi parti saflarına katmak vatana değil, o siyasi partiye ve kendi şahsi menfaatlerinize hizmettir. Sırf falanca hanımın arkadaşı diye birisini vekil yapmak halka hizmet değil, o siyasi partinin menfaatlerinin sağlama almak demektir. Bu halk artık bütün bunları görüyor ve sizler de göreceksiniz.
Bugün Dünya Kadınlar Günü; siyasi parti amaçları için değil, vatanının ve milletinin kazancı için çalışan kadınlarımızın yolu, izi, bahtı açık olsun.
Ana olan yardan, yar olanın nefes verdiği güzel günlere inşaallah…



