Geçtiğimiz 31 Mart, seçim öncesi yazılarımda:
Siyaset ve propaganda dili nasıl olmalı diye, bir şeyler yazmıştım.
Şimdi de yine seçim var, yine atışmalar kızıştı! Kelimeler sertleşti, diller iğne gibi batmaya başladı?
Bu, yerel seçim, sadece İstanbul?da olacak. Ama gel gör ki, öyle değil?Tüm Türkiye de olacak gibi hava verildi.
Gerçi, İstanbul demek Türkiye demektir, algısı çok yaygın. Bu algıya göre hareket ediliyor?
Yarışlar güzelde; diller, söylemler güzel değil ! Çirkin ve kötü laflar gırla gidiyor?Söz taşları ile bir biri kafalarını kırıyorlar!
Bu olmamalı, olgunluk içinde hareket edilmeli ve müzik dinler gibi güzel sözlerle kulaklar çınlamalı?
Bu diller, çoğunlukla iyi olmalı, hoş olmalı; kötüleyici, kırıcı, hakaret ve iftira içerikli , aşağılayıcı olmamalı?Kişilik haklarına dokunan ve ötekileştiren hiç olmamalı?
Yaptıklarından ve yapacaklarından bahsetmeliler diye düşünüyorum.
Kardeşliğin, ahengin, saygının; bozulmasını ve yaralar almasını kimse istemiyor, bu kesin?
Ama bunun gereğini; başta siyasiler olmak üzere, herkes yapmalı, kendisini frenlemeli ve tutmalı?
Şiddet içerikli söz ve yayınlardan, kesinlikle uzak durulmalı?
Toplumun huzuru kaçıyor, strese giriyor, performans düşüyor, uyumsuzluklar oluyor, kavgalar?artıyor.
Çocuklara ve gençlere kötü örnek olmalarına, kötü yetişmelerine zemin hazırlanıyor. Geleceğimiz bu cevherlerin omuzlarında yükselecek, ya da yükselemeyecek, acı sözü belirtmek zorunda kalıyorum.
Kim istemez, çocuklarının ve gençlerinin iyi yetişmelerini, iyi ortamda serpilip büyümelerini? Başta siyasiler ve yetkililer ister?
İsterlerde, o güzel zemini ve o aşı pişirip, her zaman, tam olarak sunuyorlar mı topluma?
Bu güzel vatanda , beraber yaşadık, yine beraber yaşayacağız değil mi?
Önce ülkemizi; havamızı-suyumuzu, aşımızı-ekmeğimizi, şehrimizi-köyümüzü, yolumuzu-sokağımızı, parkımızı-bahçemizi, dolmuşu-otobüsü, treni ve uçağı, okulları-üniversiteleri, apartmanları-işyerlerini?
Kısacası; bu cennet vatanın her zerresini, köşesini ?bucağını ve her değerini paylaşacağız. Paylaşmak zorundayız!
Öyle ise; bu hoş ve ahenkli ortamları, daha huzurlu yapalım; buna çalışalım?Bozmayalım, bozmağa çalışmayalım ve bozdurmayalım?
Bu günlerde, İstanbul BBB.?nı seçimi yapılacağından; en çok siyasiler konuşuyor. Onun için, onlar ve medya mensupları söylemlerine dikkat etmelidirler.
Toplumumuzu kaynaştıran, kenetleyen, her değerine; kutsallarına, harcına, kültürüne ve düşüncelerine saygılı olmaları lazım...
Bu değerleri yıpratıcı değil, yapıcı ve yükseltici söylemlerle, propagandalarını yapıp, düşüncelerini anlatmaları lazım...
Yada değerlerle, düşüncelerle uğraşmayıp; teknolojik, bayındırlık, eğitim, sanat içerikli ve kalkınmaya yönelik? konuşmaları lazım?
Keşke: Türkçemizde kötü, kırıcı, aşağılayıcı ve iftira içerikli kelimeler olmasaydı da; biz de kullanmasaydık.
Mevla?m görelim neyler ? / Neylerse güzel eyler.
SEÇİMİN ve o güne kadar geçecek günlerin; güvenli, sağlıklı, huzur içinde geçmesi ve aziz Milletimiz için, hayırlı olması dileğiyle...
Hoşça kalın. Devam edecek. UZ. DR. AYHAN YİĞİT


