Sonunda iş dönüyor dolaşıyor vatandaşın cebine dalıyor. Önceki gün eniştem geldi, keyfi de epey kaçıktı. ?Kayınço bu ne ya? 300 lira elektrik parası mı olur?? dedi. Ben de şaşırdım. ?Bir yanlışlık olmuştur enişte git düzelttir, bir dilekçe falan ver? dedim. ?Aynısını zaten dayının kızı da söyledi? deyince, ?Aklın yolu bir? dedim. Sonra merak ettim. Sağa sola şöyle bir baktım, bizim Sami Tezer?e 200?ün üzerinde gelmiş, bir başkasına eskiye oranla çok daha farkı bir tarife. Malum elektrik fiyatları yeniden zamlanmıştı. Bütün buna rağmen, bir eve 300 liralık fatura gelmesi çok ta normal değil. Biraz daha kurcalayınca bu faturalar 45 günlükmüş diyenler oldu. Eğer öyleyse 45 gün önceden bu yana kullanılan elektriklerin tamamını yeni zam kapsamına alarak faturalandırmışlar. Peki o zaman şu soruyu soralım; elektrik faturaları aylık olarak okunduğuna göre, bu defa neden bir buçuk aylık olarak vatandaşın cebine yollandı. Mesela zamma kadar olan fatura ayrı, zamdan sonra kullanılan elektrik bedeli faturası ayrı olsa daha doğru olmaz mıydı? Sonuçta yandaki kahvede insanlar ?Ne olursa olsun iyisi zengine kötüsü bize yansıyor? demeye başladı. Kafama takılan bir başka konu da şu dolar meselesi. Benim yoktu, hiçte olmadı zaten, alamadım. Ne umurumda ne de kafaya takacak halim var. Lakin alanların tümü o paraları bence geri iade etmesi gerekir. Ettiler mi, etmediler mi bilemem, ben şunu düşünürüm. Sonuçta bu alın teriyle hak edilmiş bir kazanç değil. İşin içinde alın teri de olmayınca kazanılan parayla ancak denizin ve güneşin tadını çıkartırsın, terlemen de ancak buna bağlı olur ki, sonunda ölüm var. Bak bu dünyada rahmetli Demirel ?Keser döner sap döner gün gelir hesap döner? derdi. ?Yollar yürümekle aşınmaz? derdi. ?İstanbul?da su vardı da ben mi içtim? demişti. Hayatımızdan renkli bir sima olarak gelip geçti, sonunda o da gidenler kervanına katıldı. Bazı şeyler kıssadan hissedir çıkaranlar için.



