44 yıl önce 20 Temmuz akşamı daphan ovasından köye dönerken köyde bir başkalaşmanın olduğunu görüp bakkalın önüne gittim. Akşam namazları kılınmış, insanlar heyecanla Kıbrıs`a asker çıkarması yapıldığını hararetle bir birine anlatıyor, orduya dua ediyordu.
Benim de bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Derhal orada bulunanlara: "Bizde köyden askere yardım toplayalım" fikrini ortaya attım. Herkes tarafından teklif kabul edilince...
Ne yapalım sesleri yükseldi. O iş kolay.... Şimdi bir kalem birazda kağıt alalım derhal yardım toplayalım. Yani ayni ve nakdi yardım. Hep bir ağızdan tamam dediler. Tabi elektrik yok bir gemici feneri bulup birde heyet oluşturduk.
Sıra para toplama ya geldi. Ev ev dolaşıp yardım istedik. Hiç kimse yok demiyordu. Para verenler nakit parasını verip yolunuz açık olsun diyorlardı. Bir hemşerimizin 2 koyunu vardı. Bir koyunu verdi.... Süt tarla zamanı köylü için çok kıymetliydi. O amcamız işte süt veren koyununu hediye ettti.....!
Bir eve gittik... Kapıyı çaldığımda fiske lambayla kapıyı açan amcam karşısında beni görünce " ne o karaoğlan bu saatte yine ne işin var dedi? Biz de yardım topladığımızı söyleyince bana ne diye soruyorsun git koma... En büyük koçu al götür, dedi ve kapıyı kapatıp gitti. Bizde koma girip koçu aldığımız gibi yardım toplamaya devam ettik.
O gece Tazegül köyünden 40.000 lira yardım topladık ve ertesi gün biz askere gitmek üzere askerlik şubesine giderken topladığımız yardımı da muhtarlık aracılığıyla yetkililere teslim ediyorduk.
Kıbrıs Çıkarması işte bu ruhla gerçekleşmişti.


