Yenilen pehlivan doymazmış derler. Bu siyasette de geçerli. Seçim sonuçlarına bir bakın, muhalefet partilerinde seçimlere ilk defa giren İyi Parti dışında bir varlık yok. CHP Milletvekilliğinde %22, Cumhurbaşkanlığında İnce?yle %30?un üzerinde oy aldı. Saadet Partisi potansiyelini yansıtamayıp, %1?lerde kaldı. İktidar Partisi de oy kaybetmiş olsa da Cumhurbaşkanlığı Seçimini MHP?nin desteğiyle almasını bildi. MHP baraj altı laflarını tersine çevirip adeta seçimin galibi oldu. Ana muhalefette 9. Seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu ?Koltuğu bırak? diyenlere ?Bizim partimizde koltuk sevdalılarına yer yok? diyor. Öp babanın elini. O koltukta düşen oy oranına rağmen hala oturmak hangi sevdanın eseridir bilemeyiz. İnce?nin genel başkanlıkla ilgili ince ince sözlerine birlikte yenen yemek sonrası yaptığı açıklamaları nezaketsizlik olarak adlandırmak, hiçte inandırıcı değil. CHP?nin gençleri değişim diyor. Video çekip gönderiyorlar. İlle de birileri isyan bayrağı mı açmalı. Önümüzde Yerel Seçimler var. Kılıçdaroğlu o seçimlere ne söyleyip te gidecek. Demek ki, bir değişim ihtiyacı var ki, kamuoyu yerini İnce?ye bırakmasını açık bir şekilde dillendiriyor. Saadet Partisi?nde de Karamollaoğlu tüm iyi niyetine rağmen başarılı olamadıysa, demek ki yerini daha dinamik daha enerjik genç bir lidere bırakmalıdır demektir. Siyasette sonuçları iyi analiz etmek lazım. Başarısız olup ta, sırf delege yapısı benden yana diye diretmenin hiç kimseye faydası olmaz. Üst üste kaybedilen seçimlerin sonrasında artık üretecek mazerette yoktur. Muhalefet kendini yenilemediği, değişimi sağlamadığı sürece de halkın karşısında fazla itibar görmeyecekleri söylemlerinin de karşılık bulmayacağı açıktır. Yerel Seçim öncesi aslında dediğin dedikte diretmek belediye başkanı olacak ve olmak için çaba sarf edecek insanlara yapılan bir büyük haksızlıktır. Bir değişim sağlayacaksın ki, yeni bir heyecanla yeni bir rüzgar yakalayabilme imkanı doğsun.



