Ramazan ayında uzun süren açlık, kan şekeri dengesini bozarak diyabet hastaları için risk oluşturabilir. Oruç kararı öncesi mutlaka doktora danışılması gerektiğini vurgulayan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fulya Akın, insülin kullanan hastaların oruç tutmasının kan şekerinde ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini ve riskli olabileceğini belirtti.
İSTANBUL (İGFA) - Prof. Dr. Fulya Akın, Türkiye'de 12 milyondan fazla diyabet hastası olduğunu hatırlatarak, Ramazan'da iftar sonrası tatlı ve hamur işi tüketiminde belirgin bir artış yaşandığına dikkat çekti. Şerbetli ve yoğun karbonhidratlı tatlıların kan şekerini hızla yükselterek ani düşüşlere ve dalgalanmalara neden olabileceğini söyledi.
Doktor Kontrolü Şart Bu durumun diyabet hastaları için ciddi risk oluşturduğunu ve kan şekeri kontrolünü zorlaştırdığını ifade eden Prof. Dr. Akın, "Diyabet hastaları oruç tutmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmeli. Özellikle Tip 1 diyabeti olanlara ve kan şekeri kontrolü sağlanamayan Tip 2 hastalarına oruç önermiyoruz" dedi.
Planlı Beslenmenin Önemi Oruç süresince beslenme alışkanlıklarının daha planlı olması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Akın, "Ramazan boyunca protein ve liften zengin, sindirimi yavaş besinler tercih edilmeli. İftarda ağır yemeklere bir anda yüklenmek yerine hafif başlamak, kan şekerinin ani yükselmesini engellemeye yardımcı olur. Rafine karbonhidratların porsiyon kontrolü de çok önemli" diye konuştu.
Su Tüketimi ve Özel Gruplar Prof. Dr. Akın, iftar ile sahur arasında yeterli su içmenin susuzluğu önlediğini ve kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya destek olduğunu vurguladı. Ayrıca, kan şekerindeki ani değişimlerin hem anne hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, hamile diyabet hastalarına ve böbrek yetmezliği bulunan diyabetlilere oruç tutmalarını önermediklerini sözlerine ekledi.