1

10 gençten sadece biri makine sektöründe çalışmak istiyor

2

Yapay Zeka ve Robotlar 'Hotel-Restoran-Cafe’ HO-RE-CA Sektörünün Hizmetinde...

3

Önemli Olan Yerli Otomobili Üretmek Değil Satış Ağını Doğru Kurmak

4

TÜRKİYE İMSAD İNŞAAT MALZEMELERİ SANAYİ BİLEŞİK ENDEKSİ’ ARALIK AYI SONUÇLARI AÇIKLANDI

5

ÖZEL SEKTÖRDE 2020 YILI ÜCRET ARTIŞI BEKLENTİSİ YÜZDE 16

6

Türkiye’de Gıda İsrafının 300 Milyarı Geçtiği Tahmin Ediliyor!..

7

KOBİ’lerin ilk tercihi Sodexo

KOBİ’lerin Global Rekabeti için Tek Yol Dijital Dönüşüm

Türkiye’de üretim yönetiminde dijitalleşme pazarını inşa eden 21 yıllık teknoloji şirketi Doruk, yaklaşık olarak Türkiye’deki toplam girişimlerin yüzde 99’unu ve istihdamın yüzde 54’ünü oluşturan KOBİ’lerin çağ atlamaları, küresel pazarlarda daha rekabetçi olabilmeleri ve sürdürülebilir büyüyebilmeleri için tek yolun üretim ve yönetim sistemlerini dijitalleştirmek olduğunu vurguluyor. Katma değerin yüzde 53’ünü, yatırımların ve ihracatın yüzde 55’ini karşılayarak Türkiye ekonomisinin itici gücü olan KOBİ’lerin dijitalleşmeyle birlikte Ar-Ge, yenilikçilik, verim, kalite ve üretim altyapıları gibi konularda güçlenerek teknolojiyi yakalaması mümkün. Türk mühendisler tarafından uluslararası standartlarda tasarlanmış akıllı üretim yönetimi sistemi ProManage ile dünya genelinde 300’den fazla fabrikanın dijital dönüşümünü gerçekleştiren Doruk’un Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Tülay Özden, KOBİ’lerin global arenada söz sahibi olabilmeleri için fabrikalarını ve sistemlerini dijitalleştirmelerinin önemine dikkat çekti.

 

Dünya Ekonomik Forumu’na göre dijital dönüşümün sosyal ve ekonomik açıdan yaratacağı değerin 10 yıllık dönemde 100 trilyon dolar, dijitalleşmenin diğer sektörlerle birlikte toplam net ekonomik faydasının ise 30 trilyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Ek olarak dijitalleşme ile mevcut işlerin teorik olarak yüzde 50’sinin otomasyon teknolojileri ile gerçekleştirilebileceği öngörülüyor. Üretimde büyük bir hızın ve yüksek verimliliğin kapılarının aralandığı bu dönemde dijital dönüşüm büyük sanayicilerin gündeminde olan önemli bir projeyken KOBİ’ler için hala bazı noktalarda belirsizliğini sürdürüyor. İnovatif ve yüksek teknolojili ürün ve sistemleriyle fabrikalara çağ atlatan teknoloji şirketi Doruk, Türk sanayisi içinde önemli bir rol oynayan KOBİ’lerin teknoloji ve dönüşüm çağının gerisinde kalmamaları için dijitalleşmelerinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor.

 

KOBİ’lerin üretim verimliliğini yüzde 60’lara kadar yükseltiyor

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Dijital Türkiye Yol Haritası Raporu’na göre KOBİ’lerin Türkiye’deki toplam girişimlerin yüzde 99,1’ini ve istihdamın yüzde 54,5’ini oluşturduğuna ayrıca katma değerin yüzde 53,5’ini, yatırımların yüzde 55’ini ve ihracatın yüzde 55,1’ini karşıladığına dikkat çeken Doruk Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Tülay Özden, Türkiye ekonomisinin itici gücü olan KOBİ’lerin hali hazırda üretim tarafındaki verimlilik oranlarının yüzde 35 seviyelerinde olduğunu söyleyerek içinde bulunduğumuz teknoloji çağında ayakta kalabilmeleri için verimlilik oranlarını acilen yükseltmeleri gerektiğini vurguladı. Doruk’un akıllı üretim yönetimi sistemi ProManage ile KOBİ’lerin verimlilik oranlarını yüzde 60’lara kadar rahatlıkla yükseltebildiğinin altını çizen Aylin Tülay Özden, sözlerine şöyle devam etti; “ProManage ile proaktif bir yapıdan kestirimci bir yapıya çevirdiğimiz üretim sistemlerini izlenebilir, hesaplanabilir, iyileştirilebilir ve olası aksaklıkları öngörebilir bir hale getiriyoruz. Sanayide dijitalleşmenin henüz hiç konuşulmadığı yıllarda Doruklu Türk mühendisler tarafından geliştirilen ProManage sistemimiz ile bugün dünya genelinde 300’den fazla fabrikanın dijital dönüşümünü sağlamış durumdayız. Yapay zeka ve artırılmış gerçeklik teknolojileri ile tam entegre dünyadaki tek üretim yönetim sistemi olan ProManage ile şirketlere maksimum verim sağlıyoruz. İşletmelerin dijital dönüşüme geçirilmesinin yalnızca 4 ila 8 hafta sürdüğü bu sistemimizle sanayiciler yaklaşık 2 ay sonunda yüzde 20’ye varan oranda verimlilik artışına tanık olmaya başlıyor. Yıl olarak düşünüldüğünde ise örneğin ayda 1 milyon Euro’luk girdi maliyeti olan bir işletme için 10 ayda yapılan 10 milyon Euro’luk masraf 8 milyon Euro’ya düşüyor ve işletme yılda 2 milyon Euro tasarruf etmiş oluyor” şeklinde konuştu.

 

Dijitalleşmeyen KOBİ’ler birkaç yıl içinde büyük bir güç kaybı yaşayacak

Dijital dönüşümün önümüzdeki dönemde hemen hemen tüm sektörlerde gerçekleşeceğini ancak özellikle üretim hatlarında yaratacağı katma değerin etkisiyle bazı sektörlerde daha da öncelikli olacağını belirten Özden, “Özellikle üretim kapasiteleri, müşteri istekleri ve dünya pazarındaki rekabet güçleri göz önünde bulundurulduğunda tüketici elektroniği, otomotiv, makine imalat, sağlık ve lojistik gibi sektörlerde dijitalleşmenin dönüştürücü etkisinin oldukça yüksek olacağını tahmin ediyoruz” dedi. Özden, “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın açıklamış olduğu Dijital Türkiye Yol Haritası Raporu’na göre, dijital dönüşüm faaliyetleri ile birlikte önümüzdeki 10 yıl içinde katma değerin 143 milyar dolardan 293 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu 150 milyar dolarlık katma değer artışının yarısından fazlasının ise kimya, ilaç, motorlu kara taşıtları, makine ve teçhizat, yarı iletkenler ve elektronik ile gıda ve içecek ürünleri sektörlerinden geleceği tahmin ediliyor. İhracatın 135 milyar dolardan 338 milyar dolara ulaşacağı, ihracatta yüksek teknolojili sektörlerin payının yüzde 3 seviyesinden yüzde 15 seviyesine çıkacağı, üretim sanayisinde toplam istihdamın ise 4,4 milyon kişiden 8,3 milyon kişiye yükseleceği öngörülüyor. Dolayısıyla artık iş dünyasının dili, sistemleri ve iş yapış şekilleri büyük bir değişime uğruyor ve bu değişim KOBİ’ler için de kaçınılmaz bir boyut kazanmış durumda. Bu dönemde üretim sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunun başladığını söylemek mümkün olmakla birlikte daha yolun başında olduklarını da gözlemliyoruz. Böyle bir dünyada dijital dönüşüme yatırım yapmamak işletmelere her açıdan güç kaybı yaşatıyor ve bu kayıp önümüzdeki birkaç yıl içinde çok daha hızlı bir şekilde olumsuz etkilerini sanayicilere hissettirecek. Doruk olarak akıllı üretim yönetim sistemimiz ProManage ve çığır açıcı teknolojilerimiz ile çağı yakalamanın ötesinde çağ atlamaları için KOBİ’lerin yanındayız” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Doruk Hakkında

Türkiye’nin sanayide dijitalleşme alanındaki ilk Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmiş olan 21 yıllık köklü geçmişe sahip teknoloji şirketi Doruk, endüstriyel işletmelerin üretim operasyonlarının dijital olarak yönetilmesi için Akıllı ve Dijital Üretim Yönetimi Sistemleri geliştirip kuruyor. Türkiye’deki üretim sanayisini üretimde kullanılan IT teknolojileri ile tanıştırmak hedefiyle yola çıkan Doruk, bu hedef doğrultusunda 1998 yılında TÜBİTAK Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Direktörlüğü tarafından desteklenen Ar-Ge projesi olarak dünyanın ilk programlanabilir veri terminallerinden birini geliştirerek yolculuğuna başladı. 1999 yılında, üretimden otomatik toplanan üretim verilerini kullanarak üretim operasyonlarının otomatik olarak planlandığı ilk üretim planlama yazılımı yine TÜBİTAK TİDEB tarafından desteklenmeye değer görülerek bir Ar-Ge projesi olarak hayata geçirildi ve sanayide uygulanarak ticarileştirildi. Kısa sürede Türkiye’de sektör lideri konumuna gelen Doruk, “Türkiye’de üretim yönetiminde dijitalleşme” pazarını inşa eden firma konumunda. 2006’da Romanya Arctic fabrikasına ilk ihracatını gerçekleştirerek uluslararası pazarlara ilk adımını atan Doruk, Production ve Management kelimelerinin birleşiminden oluşan Türkiye Orijinli Uluslararası Üretim Yönetimi Sistemi ProManage ile dünya genelinde 300’den fazla öncü sanayi kuruluşunun dijital dönüşümünü gerçekleştiriyor. Artırılmış gerçeklik ve yapay zeka teknolojileri ile tam entegre olan dünyadaki tek üretim yönetim sistemi ProManage ile sanayicilerin dijital dönüşüm mentorluğunu yapan Doruk’un Türkiye’de Teknopark İstanbul’da yer alan merkez ofisi, Antalya Teknokent ofisi ve İzmir Depark Teknokent ofisinin yanı sıra Amerika’nın Chicago kentinde şirketi bulunuyor. Amerika’da üretim endüstrisini kuvvetlendirmek için ABD Eski Başkanı Barack Obama’nın isteği ile kurulan MxD’nin Ar-Ge partneri olan Doruk, 2018’de cirosunun yüzde 55’ini Ar-Ge’ye ayırdı. 2019 yılını yüzde 250 büyüme ve 104 çalışanla kapatan Doruk, 2020’de 205 kişi olmayı amaçlıyor. ABD, Rusya, Belçika, Romanya, Bulgaristan, Cezayir, Sırbistan ve Tataristan’a ihracat gerçekleştiren ve gelecek hedefini “dünya markası olmak” şeklinde belirleyen Doruk’un, Amerika’daki ProManage Smart Manufacturing Solutions Corp. isimli şirketi Japonya merkezli ITO Corporation ile partnerlik anlaşması imzalayarak Asya Pasifik pazarına giriş yaptı. Sanayide dijital dönüşümün öncelikli olduğu merkez ülkeleri hedef alarak global genişlemesini sürdüren şirket, 2020 yılında Almanya’ya da açılmayı planlıyor. Türkiye’nin dijital dönüşümde söz sahibi sanayi kuruluşlarını buluşturan “Doruk’ta Buluşma - Verimli İşletmeler İçin Sanayide Güç Birliği Platformu” etkinliğini 2010 yılından bu yana periyodik olarak düzenleyen şirket, bu alanda bir firmanın kendi bünyesinde gerçekleştirdiği dünyadaki ilk etkinliklerden biri olma özelliğini taşıyor.