Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı Kuantum İstihbarat 2071 kitabı, diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik dünyasından önemli isimlerin katıldığı etkinlikle İstanbul Rami Kütüphanesi’nde tanıtıldı. Eser, istihbarat kavramını veri toplamanın ötesine taşıyarak insan bilinci, algı ve öngörü mekanizmaları üzerinden yeniden ele alıyor.
Hayat Yayınları etiketiyle yayımlanan Kuantum İstihbarat 2071, güvenlikten yapay zekâya uzanan geniş bir çerçevede geleceğin tehditlerinin nasıl okunacağı ve yönetileceğini disiplinler arası bir yaklaşımla tartışıyor. Türkiye’nin yanı sıra Pakistan başta olmak üzere farklı ülkelerden diplomatik temsilcilerin katıldığı tanıtım etkinliği, kitabın uluslararası düzeyde gördüğü ilgiyi ortaya koydu.
İstihbarata kuantum bakış
Kitapta istihbarat, yalnızca saha faaliyetleri ve teknolojik kapasiteyle sınırlı bir alan olarak değil; insan zihni, algı yönetimi ve öngörü yeteneğiyle birlikte değerlendiriliyor. Yapay zekânın karar alma süreçlerindeki rolü, güvenlik anlayışının dönüşümü ve geleceğin belirsizlikleri eserde bütüncül bir perspektifle ele alınıyor.
“Bu eser ortak bir bilimsel vizyonun ilk adımı”
Açılış konuşmasını yapan Dr. Eda Alemdar, eserin geleceği yalnızca tahmin etmeyi değil, bilimsel veriler ışığında anlamayı hedeflediğini belirterek, “Yapay zekâ, bilinç ve güvenliği aynı denklemde ele alan bu çalışma, ülkemizin kuantum yapay zekâ ve bilinç araştırmalarında bir merkez hâline gelmesi gerektiğini gösteriyor” dedi.
Türkiye–Pakistan ortak bilimsel üretimi
Kitabın editörlüğünü üstlenen Pakistanlı bilim insanı Dr. Moneeba Iftikhar ise istihbaratın artık algoritmalar, biyoteknoloji ve nörobilim alanlarında şekillendiğine dikkat çekti. Iftikhar, Kuantum İstihbarat 2071’in Türkiye ve Pakistan’dan bilim insanlarının ortak emeğiyle ortaya çıktığını vurgulayarak, çalışmanın etik, sorumluluk ve kolektif akıl kavramlarını merkeze aldığını söyledi.
“İstihbarat artık gerçekleşmemiş olanı yönetme sürecidir”
Yazarlardan Hüseyin İhtibar, kuantum çağında gerçekliğin tek bir senaryodan ibaret olmadığını belirterek, “İstihbarat ve güvenlik artık tek bir doğruyu bulma çabası değil, henüz gerçekleşmemiş olanı öngörme ve yönetme sürecidir” ifadelerini kullandı.
Akademi, sanat ve diplomasi aynı çatı altında
Hayat Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Bayrak, eserin derinliğine dikkat çekerken; sanatçı Ahmet Şafak kitabın metafizik ile fiziği buluşturan özgün bir ufuk açtığını dile getirdi. Pakistan Türkiye Dostluk Derneği Kurucu Başkanı Dr. Mian Waqar Badshah ve Pakistan İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem ise çalışmanın iki ülke arasındaki dostluk ve ortak gelecek vizyonunun güçlü bir yansıması olduğunu vurguladı.
“Bilim paylaşıldıkça büyür”
Programın kapanış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ramazan Biçer, etkinliğin yalnızca bir kitap tanıtımı olmadığını belirterek, “Bilim paylaşıldıkça büyür, gelecek birlikte inşa edildiğinde anlam kazanır. Burada kurulan bilimsel diyalog, yeni araştırmalara ve kalıcı iş birliklerine zemin hazırlayacaktır” dedi.
Etkinliğe; diplomatik temsilciler, akademisyenler, kamu yöneticileri, sanatçılar ve basın mensupları yoğun ilgi gösterdi.