İYİ Partili Akalın: İsrail Ordusunda Türk Vatandaşı İddiaları Araştırılsın

İYİ Partili Akalın: İsrail Ordusunda Türk Vatandaşı İddiaları Araştırılsın

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türk vatandaşlarının hukuki sorumluluğunu Meclis gündemine taşıdı.

Akalın, İsrail Ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye ve diğer ülke vatandaşlarını Meclis Gündemine taşıdı.

ERDOĞAN DEMİR

Meclis Kürsüsünden Kritik Soru

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile diğer ülke vatandaşlarının hukuki ve ahlaki sorumluluğunu gündeme taşıdı.

Gazze'deki Ağır Tablo

Gazze Şeridi’nin uzun süredir yalnızca bombaların değil, hukukun ve insanlığın da hedef alındığı bir coğrafya hâline geldiğini ifade eden Akalın, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, sözde ateşkesten bu yana yaklaşık 600 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının ise 72 bini aştığını belirten Akalın, binlerce sivilin öldürüldüğünü, hastanelerin, okulların ve altyapının sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı.

Bireysel Sorumluluk Vurgusu

Bu tablo karşısında artık tek tek olayların değil, ortaya çıkan sonucun konuşulması gerektiğini ifade eden Akalın, yaşananların uluslararası hukuk bakımından son derece ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu vurgulayan Akalın, “Emir aldım, üniforma giydim, mecbur kaldım” gibi gerekçelerin bu suçları ortadan kaldırmayacağını dile getirdi.

İddialar ve Kamuoyuna Yansıyan Veriler

Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve resmî belgelere dayandığı belirtilen bilgilerin meselenin artık teorik bir tartışma olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Akalın, çok sayıda ülke vatandaşının İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde aktif görev aldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Bu kişiler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve çifte vatandaşlık taşıyanların yanı sıra Özbekistan, Kazakistan ve diğer Müslüman ülkelerden yüzlerce kişinin de yer aldığına ilişkin verilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi.

Vatandaşlık ve Sorumluluk İlişkisi

Bu iddiaların görmezden gelinemeyecek bir ciddiyete ulaştığını belirten Akalın, şu sorunun kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti: “Bir devlet, kişilerin vatandaşlık bağını, uluslararası hukukun en ağır suçlarıyla ilgili ciddi şüpheler karşısında sorgulamadan sürdürebilir mi?” Bu yaklaşımın intikamcı değil, hukuk devleti olmanın zorunlu bir sonucu olduğunu vurgulayan Akalın, vatandaşlığın yalnızca bir aidiyet değil, aynı zamanda sorumluluk doğurduğunu dile getirdi.

Tüm Müslüman Ülkelere Çağrı

Akalın, bu sorumluluğun yalnızca Türkiye için değil, kendisini ümmet, adalet ve insanlık hakları söylemleriyle tanımlayan tüm Müslüman ülkeler için geçerli olduğunun altını çizdi. Bu aşamadan sonra sessizliğin ve tarafsızlığın hukuki ve ahlaki bir zaaf anlamına geleceğini ifade eden Akalın, söz konusu iddiaların mutlaka araştırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve gerçeklerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.


Haber Kaynak : Ajansturkhaber

Yorumlar (0)

GÜNDEM

Ağrı Valisi Bozkurt'tan amatör kulüplere malzeme desteği sözü
Maltepe'de iftar çadırında birlik sofrası
Kocaeli'de 820 STK'nın katıldığı büyük iftar buluşması
AKINCI, EREN mühimmatı ile hava-hava atış testini başardı
Yenişehir'e Modern ve Çevreci Pazar Alanı Geliyor
Haberi Sesli Oku