1

Aydemir Yerli ve Milli hassasiyeti paylaştı

2

Başkan Orhan; “Sosyal medyadan dinleyip Halk gününde çözüyoruz”

3

AİÇÜ'de “Ağrı'da Ağrı Dağını Konuşuyoruz” paneli düzenlendi

4

Bölge üniversitelerinin sorunları görüşüldü

5

Erzurum'da şadırvanlar buz tuttu

6

Türkiye'nin Yatırımcı Bilgi Merkezi Erzurum'da açıldı

7

Hüseyin Nihal Atsız için Erzurum'da panel düzenlendi

ERZURUM'DA YAPAY ZEKA PANELİ

ZEYNEP TUFANÇ/AJANSTURKHABER

Erzurum Teknik Üniversitesin 'de yapay zeka paneli gerçekleştirildi.

 

Yapay zeka paneli Prof. Dr. Vasif Nabiyev, Doç. Dr. Murat Beken, Dr. Öğr. Üyesi Atınç Yılmaz, Öğr. Gör. Umut Kaya'nın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Yapay zekanın dünü, bugünü adlı sunumuyla Prof. Dr. Vasif Nabiyev'in panel konuşmasıyla başladı, Nabiyev "Buraya gelmeden önce iki durum çıktı karşıma bunlardan birisi bir öğrencinin tez sorusuna verdiği yanıtıydı diğeri ise bir fotoğraf o fotoğraf ise gençlikten yaşlılığa doğru bir derinliği anlatan çalışmaydı bir insan bu kadar güzel yapıya donanıma sahipken bir makina bunu nasıl yapabilir bunu bir daha düşünmeye başladım" diyerek konuşmasına devam etti. Günümüzde modern zeka kelimesinin giderek daha çok yayıldığı bu konuda kitapların yazıldığını araştırmaların yapıldığını, söyleyen Nabiyev insanları robotların dünyayı ele geçireceği korkusunun sardığını fakat araştırmalar yapıldığında böyle bir durumun olmadığını söyleyebiliriz dedi.

ROBOT SOPİA'YA VATANDAŞLIK VERİLDİ

"Robot Sopia Arabistan’ın sanal vatandaşı şuan, günümüzde yapay beyin konusunda çalışmalar yapılıyor" dedi. "Yapay zekadan konuştuğumuz zaman ise her şeyin gelip tabulara takıldığını insanların bilgiden önce bir fikre sahip olduğunu, fakat bilgiyi önce edinip ardından fikir sahibi olmamız gerektiğini" söyledi. "Yapay zekada aslında önce neyi  yapmak istediğimizi neye yapay zeka diyeceğimizi bilmeliyiz, belirlenen  birkaç tanımı var bunlardan biri zihnin öğrenme öğretilerinden yararlanabilme gibi durumlarda yeni çözüm yolları diyebiliriz, olay öğrenme üzerine gerçekleşir yada insanlara özgü zeki davranışların bir makinaya uyarlanarak kontrol edilmesi de denebilir, "aslında burada zekanın hangi türünden bahsedildiğini belirterek, "Gardner’in çoklu zeka kavramına değinen Nabiyev, bunlar türlere ayrılır sosyal zeka, içsel zeka, duygusal zeka, görsel zeka vb. farklı zeka türleridir bir çocuğa hangisi babası hangisi dedesi bir kere öğretiriz geri kalan diğer fertler birbirinin nesi çocuk kendisi çözer benzer şekilde ise bir yapay sistemin  tehlike olabilmesi için bunu kendisi yapabilmelidir" dedi. İki görüş ön plana çıkmaktadır bunlardan birincisi tamamen insanın taklidi ikincisi ise gerçek anlamda yapay zeka modelinin üretilmesidir diyen Nabiyev burada planlanan iki görüş ortaya konmuş Sorul testi ve Turing testi. "Biz insan beyninin sınırlarını amaçlıyoruz geleceğe dönük ne yapmayı planladığımızı söylüyoruz bu bilgisayarların bir görme engelli testini geçmesi gerekir ilginç bir şeyle rastlaştık bir Noel kutlamasında kişiler kağıdı ters çevirerek karakterin ayna yansımasından karakteri basıyor sonra o kağıdı ters çevirerek  kağıdı okuyor beyin müthiş bir şekilde ayna yansımasıyla ters bilgiyi çevirerek o şekilde çalışmalı aslında biz beynin yapabileceklerini sınırlarını henüz tam algılayamamaktayız bu açıdan beynin tüm faaliyetinin ne olduğunun anlaşılıp ortaya konması gerekmektedir" dedi. Yapay zeka neyi yapar yada yapamaz, ne olursa olsun bir insan gibi bir ruha sahip olması psikolojik duygular yaşayabilmesi bu yönde de bir sürü problemler olmakta biz insanı anlamadığımız sürece bir yapay sistem bu şekilde kalacaktır insanın taklidinin yapılması bile insanlık adına büyük bir hizmettir ve bu yolda hepinize başılar dilerim" diyerek panel konuşmasını tamamladı.

Doç. Dr. Murat Beken ise yapay zeka teknikleri ve uygulamaları konulu sunumuna başladı. Beken aslında bir fizikçi olduğunu bu yapay sinir ağlarıyla tesadüfi karşılaştığını söyleyerek yapay zekanın hangi kısmın da olduğunu teorik olarak anlatıyor. "Öncelikle kendi geliştirdiğim difransel termal birkaç cihaz, bugün ki analog dijital konverter kart dediğimiz 16 bit’lik kartı biz kendimiz tasarlıyorduk bir fizikçi olarak ,kanser hücrelerin kemoterapi ve teşhis süreçlerinde Cerrah Paşa Hastanesiyle birlikte çalışıyoruz diğer taraf da güvenlik ve askeri alanlarda çalışmalarımız sürüyor uygulamalı olarak devam ediyoruz kendimizi geliştiriyoruz ben yapay zekayı şöyle özetlemeye çalışacağım sizlere, yapay sinir ağları, öğrenme algoritmaları üzerine odaklanmış genetik algoritmalara sıralama deriz, uzman sistemler ve bulanık mantık gibi yapılarla işin içine gireriz" dedi.

 

BURADA AMAÇ İNSAN TAKLİT ETMEK DEĞİL

Burada asıl amaçların insan taklit etmek olmadığını daha farklı şeyleri de yaratmak istediklerini sadece insandan esinlenmeye çalıştıklarını söyleyen Beken, sözlerine devam etti. "4 temel program oluştuğunda zaman içinde bir alt katman makine üremesi onun alt katmanı derin öğrenme bunları birleştirdik iş gittikçe farklı bir boyuta gelmeye başladı hedef bir bütünü yakalamak  hepimiz faklıyız ben size ali topu at desem hepiniz aynı şekilde mi yazacaksınız tabi ki hayır her birimiz diğerimizden faklıyız işte bu yüzden de yapay sinir ağları, öğrenme algoritmaları bu yapay sinir ağları üzerine kuruluyor ve biz arkasında çeşitli öğrenme algoritmalarını öğrenmeye çalışıyoruz" dedi. Kendilerince genetik algoritmaları çalıştırarak en hızlı çözümü yakalamaya çalıştıklarını belirtti. "Bunları günlük yaşantımızda da yaptığımızı söylüyorum, insan gücü çok önemli bir noktaya geldi fakat bir bardağı üretecek olan hala gerçek zekadır" diyerek sözlerini noktaladı.

Yapay zekanın ötesi derin öğrenme sunularıyla Dr. Öğr. Üyesi Atınç Yılmaz ve Öğr. Gör. Umut Kaya bilgilerini bizimle paylaştı işin diğer teorik matematiksel kısımları hakkında bize bilgi verdi ve bunun hazır programlarla öğrenmenin mümkün olmadığını önce mutlaka işin mutfağını bilmekle olacağını söyleyen Yılmaz ve Kaya yapay zekanın matematiksel boyutlarını bizimle paylaştılar ve  ardından panelimiz Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın konuklarımıza katılımlarından dolayı verdiği plaketlerle son buldu .