Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yönelik son dönemde artan iddialara net bir yanıt verdi. Merkez, CİMER başvurularının kamu çalışanları üzerinde bir baskı unsuru oluşturduğu ve sistemin "ihbar kültürü" yarattığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
CİMER'in İşleyiş Mekanizması
Yapılan yazılı açıklamada, CİMER'in vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan ilgili kamu kurumlarına ileten bir başvuru ve geri bildirim mekanizması olduğu vurgulandı. Her başvurunun otomatik olarak bir disiplin işlemi veya yaptırım anlamına gelmediği belirtilirken, başvuruların ilgili kurumlar tarafından mevzuat çerçevesinde titizlikle değerlendirildiği kaydedildi.
Başvuru Kriterleri ve Sınırlar
DMM, 5690 sayılı CİMER Yönetmeliği'ne atıfta bulunarak, sistemin belirli sınırları olduğunu hatırlattı. Yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren, somut bilgi veya belge barındırmayan ya da konusu anlaşılır nitelikte olmayan başvuruların işleme alınmadığına dikkat çekildi. Bu durum, mekanizmanın keyfi kullanımının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Manipülasyon Uyarısı
Açıklamanın son bölümünde, dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından biri olarak tanımlanan CİMER'in, işlevsiz veya bir baskı aracı gibi gösterilmesinin açık bir manipülasyon amacı taşıdığı ifade edildi. Merkez, bu tür iddiaların dezenformasyonla mücadele kapsamında takip edildiğini de ima etti.