Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğanın canlanması birçok kişi için alerjik şikayetlerin de başladığı dönem anlamına geliyor. Polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte özellikle burun tıkanıklığı, hapşırma, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı gibi belirtiler toplumda daha sık görülmeye başladı. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Topdağ, bahar alerjisinin çoğu zaman basit bir nezle ile karıştırıldığını ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebildiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Alerjik rinit olarak bilinen bahar alerjisi, bağışıklık sisteminin polen gibi zararsız maddelere aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkıyor. Özellikle ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin yoğun olduğu ilkbahar aylarında şikayetlerin belirgin şekilde arttığını ifade eden Prof. Dr. Murat Topdağ, en sık görülen belirtilerin sürekli burun tıkanıklığı, arka arkaya hapşırma, berrak burun akıntısı, geniz akıntısı ve gözlerde sulanma olduğunu söyledi.
Bahar alerjisinde en rahatsız edici belirtilerin başında burun tıkanıklığı geliyor. Burun içindeki mukozanın alerjik reaksiyon nedeniyle şişmesi, hava geçişini zorlaştırıyor. Bu durum sadece nefes almayı güçleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda uyku kalitesini düşürüyor, gün içinde yorgunluk ve konsantrasyon problemlerine yol açabiliyor. Özellikle geceleri artan burun tıkanıklığı, ağızdan nefes alma alışkanlığına da neden olabiliyor.
Prof. Dr. Murat Topdağ, bahar alerjisinin çoğu zaman grip ve soğuk algınlığı ile karıştırıldığını belirterek iki rahatsızlık arasındaki farklara dikkat çekti. Soğuk algınlığında genellikle ateş, halsizlik ve koyu renkli burun akıntısı görülürken; alerjik rinitte ateş görülmez ve burun akıntısı çoğunlukla berraktır. Ayrıca alerjik şikayetler birkaç gün değil, haftalar hatta aylar boyunca devam edebilir.
Polenlerden korunmak önemli
Bahar alerjisinin kontrol altına alınabilmesi için öncelikle alerjenlere maruziyetin azaltılması gerekiyor. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarıda uzun süre kalınmaması, eve gelindiğinde kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması öneriliyor. Ev ortamında pencerelerin uzun süre açık bırakılmaması, klima filtrelerinin düzenli temizlenmesi ve yaşam alanlarının sık sık havalandırılması da alınabilecek basit önlemler arasında yer alıyor.
Uzman kontrolü önemli
Tedavi sürecinde antihistaminik ilaçlar, burun spreyleri ve bazı durumlarda alerjiye yönelik özel tedavi yöntemleri kullanılabiliyor. Uzun süre devam eden burun tıkanıklığı yaşayan kişilerin mutlaka bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Topdağ, alerjik şikayetlerin ihmal edilmesi halinde sinüzit, orta kulak problemleri ve uyku bozuklukları gibi ek sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Son yıllarda alerjik rinit vakalarının giderek arttığını belirten Topdağ, bunun nedenleri arasında şehirleşme, hava kirliliği ve değişen yaşam koşullarının önemli rol oynadığını söyledi. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireylerde hem polen hem de çevresel alerjenlere maruz kalma oranının daha yüksek olabildiğine dikkat çekti.
Uzmanlar, bahar aylarında uzun süren burun tıkanıklığı, sürekli hapşırma ve göz kaşıntısı gibi şikayetleri olan kişilerin bunu basit bir mevsimsel rahatsızlık olarak görmemesi gerektiğini belirtiyor. Erken teşhis ve doğru tedavi sayesinde alerjik rinit kontrol altına alınabiliyor ve hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabiliyor.