google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
Rahim ağzı kanserinden korunmada aşının büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Edibe Pirinçci, "Kız çocukları 9-11 yaş grubunda HPV aşısı ile aşılanması gerekiyor. Ayrıca 14-20 yaş arasındaki kız çocuklarının 1 ya da 2 doz HPV aşısı ile 20 yaş ve üzerindeki kadınların ise 6 ay arayla 2 doz şeklinde aşılanması öneriliyor" dedi.
Fırat Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Edibe Pirinçci, rahim ağzı (serviks) kanserinin en önemli nedenlerinden birinin HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu olduğunu aktardı. Pirinçci, "HPV'nin yaklaşık 200 farklı tipi bulunuyor. Bazı tipleri kansere yol açabiliyor ve bu süreç genellikle yavaş ilerliyor. Hastalığın erken dönemlerinde belirgin şikayetler çok fazla görülmüyor. İlerleyen dönemlerde vajinal kanama, anormal vajinal akıntı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kanama ile menopoz sonrası kanama rahim ağzı kanserinin belirtileri arasında yer alıyor" diye konuştu.
Prof. Dr. Pirinçci, bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaç kullanan kişilerde 2 ya da 3 doz aşılama yapılabileceğini ifade etti. Türkiye'de rahim ağzı kanseri taramalarının Sağlıklı Hayat Merkezleri ile KETEM aracılığıyla, ilçe sağlık müdürlükleri ve toplum sağlığı merkezleri tarafından ücretsiz olarak yapıldığını hatırlattı. Bu kapsamda 30-65 yaş aralığındaki kadınlara HPV DNA testi uygulandığını ve bu testin 5 yılda bir yapılmasının önerildiğini söyledi.
Tarama programları kapsamında yapılan smear testi ile kanser öncüsü lezyonların araştırıldığını, HPV DNA testi ile de Human Papilloma Virüsü'nün tipi hakkında bilgi edinildiğini belirten Pirinçci, bu testlerin erken tanı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Sigara içenler, çok eşliler, düşük sosyoekonomik düzeye sahip bireyler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin rahim ağzı kanseri açısından daha yüksek risk taşıdığını kaydetti. Bu grupların tarama ve korunma programlarında önceliklendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.