google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), "Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri" başlıklı raporuyla, beslenmenin yalnızca biyolojik bir ihtiyaç olmaktan çıktığını ortaya koydu. Raporda, beslenmenin kültürel kimlik, kamu sağlığı, ekonomi ve çevre politikalarının kesişiminde stratejik bir alan haline geldiği vurgulandı.
KONYA (İGFA) - KOSAM'ın hazırladığı raporda, gıda güvenliği, geleneksel mutfak kültürünün korunması ve sağlıklı beslenmeye erişimin artırılması öncelikli konular olarak öne çıktı. Raporun bilimsel danışmanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, son dönemde artan gıda kaynaklı sağlık vakalarına dikkat çekerek, "Gıda güvenliği artık ulusal güvenlik meselesidir. Beslenmedeki dönüşümü bilinçli yönetebilirsek hem sağlık risklerini azaltır hem ekonomik maliyetleri kontrol altına alabiliriz" dedi.
Hızlı Tüketim Kültürünün Etkileri
Prof. Dr. Ünüsan, hızlı tüketim ve fast-food kültürünün genç nesillerin beslenme alışkanlıklarını şekillendirdiğini belirtti. "Coğrafi işaretli ürünlerimiz ve kadim mutfak mirasımız, gastronomi turizmi ve bölgesel kalkınma için büyük potansiyel taşıyor. Ancak hızla unutuluyor" ifadelerini kullandı.
Erişim Zorluğu ve Çözüm Önerileri
Küresel gıda fiyatlarındaki artış ve gelir eşitsizliğinin, sağlıklı gıdaya erişimi zorlaştırdığına dikkat çekildi. Ünüsan, "Gıda bankacılığı, üretici kooperatifleri ve yerel üretimin desteklenmesi sadece ekonomik değil, halk sağlığı stratejisi olarak da ele alınmalıdır" dedi.
Ramazan Sofralarında Sadelik Vurgusu
Prof. Dr. Ünüsan, Ramazan sofralarının tüketim çılgınlığı ve israfa dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekti. "Oysa kadim kültürümüzde iftar sofraları sadelik, bereket ve paylaşım üzerine kuruluydu. Bu rapor, toplumsal beslenme kültürümüzü yeniden düşünmemiz gerektiğini ortaya koyuyor" dedi.
Sürdürülebilir Gıda Sistemi Önerileri
KOSAM raporunda sürdürülebilir bir gıda sistemi için şu önerilere yer verildi: