google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
Tarih: 03.02.2026 20:08

KANSER KORKULMASI GEREKEN BİR HASTALIK DEĞİL, GEÇ KALINMIŞ TEŞHİSTİR

Facebook Twitter Linked-in

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulurken, 10 milyona yakın kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Central Hospital uzmanları, kanserle mücadelede en etkili silahın "erken teşhis" olduğunu vurgulayarak düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Kanserde asıl risk hastalık değil, geç kalmak
Kanser, günümüzde erken tanı ve doğru tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilen bir hastalık haline geldi. 04 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Central Hospital uzmanları, kanserde asıl korkulması gereken durumun hastalığın kendisi değil, gecikmiş teşhis olduğunu belirtiyor.


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tanı alıyor, 10 milyona yakın kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye'de ise her 5 kişiden biri yaşamı boyunca kansere yakalanırken, her 12 kadından biri ve her 9 erkekten biri kanser nedeniyle vefat ediyor.
Uzmanlara göre düzenli sağlık kontrolleri ve vücudu tanımak; kanseri korkulacak bir hastalık olmaktan çıkarıp, yönetilebilir ve tedavi edilebilir bir sağlık sorununa dönüştürüyor.
"Meme kanserinde bir kontrol, bir hayat demek"
Meme kanseri, çoğu zaman ağrı ya da belirti vermeden ilerleyebiliyor. Her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanseri riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt, erken teşhisin tedavi başarısını ciddi oranda artırdığını ifade ediyor.
Kadınların ayda yalnızca 5 dakikalarını ayırarak kendi kendine meme muayenesi yapmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Bozkurt, memede ele gelen sertlik, şekil değişikliği, ciltte kızarıklık, çekilme ya da akıntı gibi durumlarda vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söylüyor. Özellikle 40 yaş sonrası düzenli mamografi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
"Ertelemek riski büyütür, erken davranmak hayatı korur" diyen Dr. Bozkurt, erken tanı sayesinde kadınların yaşamlarına sağlıklı şekilde devam edebildiğini belirtiyor.
Sindirim sistemi kanserlerinde ameliyatsız tedavi mümkün
Sindirim sistemi kanserlerinde de erken teşhis, tedavinin seyrini tamamen değiştiriyor. Central Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sait Buğdacı, ileri endoskopik yöntemler sayesinde birçok erken evre kanserin ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini söylüyor.
ESD, EMR, POEM ve ERCP gibi modern yöntemlerle yemek borusu, mide ve bağırsaklarda erken evredeki lezyonların endoskopik olarak temizlenebildiğini ifade eden Prof. Dr. Buğdacı, bu sayede hastaların daha az ağrı yaşadığını ve çok daha hızlı iyileştiğini belirtiyor.
Her 8 erkekten biri risk altında
Erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında akciğer ve prostat kanseri yer alıyor. Günümüzde her 8 erkekten birinin prostat kanseri riski taşıdığını belirten Central Hospital Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, düzenli taramaların hayat kurtardığını vurguluyor.
Özellikle ailesinde prostat hastalığı bulunan erkeklerin 6 ayda bir PSA testi yaptırması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Topuz, prostat kanserinde kesin tanının biyopsi ile konulduğunu belirtiyor. Günümüzde lazer prostat ameliyatları sayesinde hastaların çoğu 1 gün içinde taburcu edilip, kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor.
Uzmanlardan ortak çağrı: Geç kalmayın
Central Hospital uzmanları, kanserle mücadelede en güçlü silahın erken teşhis ve düzenli kontroller olduğunun altını çizerek, herkesin yaş ve risk grubuna uygun taramaları ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —