google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
HAK-İŞ Konfederasyonu'nun 50. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Türkiye Kadın Buluşmaları" programının ikincisi Van'da bir otelde gerçekleştirildi. Programa sendika temsilcileri ve davetliler katıldı.
Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Yunus Değirmenci, HAK-İŞ'in gücünün yalnızca üye sayısıyla ölçülemeyeceğini belirterek, konfederasyonun çalışma hayatında ortaya koyduğu kararlı duruş ve çözüm odaklı yaklaşımıyla önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Değirmenci, kıdem tazminatından kayıt dışı çalışmalara, vergi adaletsizliğinden iş sağlığı ve güvenliğine, çalışan kadın sorunlarına kadar emekçileri ilgilendiren her konuda HAK-İŞ'in masada olduğunu vurguladı. "HAK-İŞ bugün sadece bir konfederasyon değil, aynı zamanda bir düşünce, fikir hareketidir. Kimi zaman emekçiler için, kimi zaman mağdur ve mazlumlar için HAK-İŞ her zaman tetiktedir, hazırdır" dedi.
Değirmenci, dijitalleşmenin hızla yayıldığına dikkat çekerek, "Yapay zeka uygulamaları, adeta ışık hızında yaygınlaşıyor. Fabrikaların, işyerlerinin akıllı fabrikalara-işyerlerine dönüştüğü bir sürece şahitlik ediyoruz. Gelişen teknoloji, iş yaşamından sosyal hayata kadar birçok alanı dönüştürüyor. Dijitalleşme, birçok üretim sahasında köklü değişikliklere neden olmaktadır" diye konuştu.
HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı ve HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ise Dünya Ekonomik Forumu raporlarına göre, 2030 yılına kadar dijital teknolojiler sayesinde yaklaşık 170 milyon yeni iş imkânı oluşmasının beklendiğini dile getirdi. Zengin, "Burada önemli olan yalnızca bazı mesleklerin ortadan kalkması değil, neredeyse tüm mesleklerin yapılış biçiminin değişmesidir" ifadelerini kullandı. Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü'nün ortak raporuna atıfta bulunan Zengin, küresel istihdamın yaklaşık yüzde 25'inin yapay zekâdan etkileneceğini, gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 35'lere çıkabileceğini belirtti. Özellikle ofis işleri, medya, yazılım ve finans sektörlerinin daha fazla etkilenmesinin beklendiğini söyledi.
Fatma Zengin, dijitalleşmeyle birlikte uzaktan çalışma, kısmi süreli çalışma ve platform çalışması gibi yeni nesil çalışma modellerinin yaygınlaştığını kaydetti. "Bu dönüşüm süreci, şüphesiz kadınlar başta olmak üzere dezavantajlı kesimleri daha derinden etkilemektedir" diyen Zengin, bu kapsamlı dönüşümün kimseyi geride bırakmayan, özellikle kadınları, gençleri ve kırılgan grupları gözeten adil bir geçiş anlayışıyla yönetilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Yeni çalışma modellerinin, kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-aile-sosyal yaşam dengesi ile birlikte ele alınmasının son derece önemli olduğunu belirtti.
HAK-İŞ Van Şube Başkanı Fatih Akdeniz de sendikal mücadeleyi sadece hak arayışı olarak değil; insan onurunu, emeği ve adaleti merkeze alan bir dava olarak gördüklerini ifade etti. "Bu davanın en güçlü taşıyıcılarından biri başta Genel Başkanımız Mahmut Aslan ve kadın emeğidir" diyen Akdeniz, kadınların çalışma hayatında olduğu kadar sendikal yapının da vicdanı ve gücü olduğunu söyledi. Kadın komitelerinin sahada emek veren, sorunları dile getiren, çözümün bir parçası olan ve sendikal bilinci güçlendiren çok önemli bir görev üstlendiğini kaydetti.