google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
Menü Türkiye'nin Gündemi, Erzurum'un Sesi
Tarih: 21.09.2026 12:00
Dr. Asile Seval Aslan Alzheimer Hastalığında Beslenme ve Hareketli Yaşamın Önemini Vurguladı

Dr. Asile Seval Aslan Alzheimer Hastalığında Beslenme ve Hareketli Yaşamın Önemini Vurguladı

Facebook Twitter Linked-in

Alzheimer Hastalığında Yaşam Tarzı ve Erken Tanının Kritik Rolü

Erzurum Şehir Hastanesi bünyesinde görev yapan Nöroloji Uzmanı Dr. Asile Seval Aslan, Alzheimer hastalığı ile mücadelede yaş faktörünün değiştirilemez bir risk unsuru olduğunu belirtirken, diğer pek çok faktörün bireysel çabalarla değiştirilebilir olduğunu vurguladı. Dr. Aslan, güncel literatürde Tip 3 Diyabet olarak da adlandırılan bu hastalığın seyri ve korunma yöntemlerinde; beslenme düzeni, aktif bir yaşam tarzı, uyku kalitesi, zihinsel fonksiyonların aktif tutulması ve güçlü sosyal bağların kritik birer bileşen olduğunu ifade etti.

Hastalığın Tanımı ve Yaygınlığı

Dünya genelinde 55 milyondan fazla insanın hayatını etkileyen bir sağlık sorunu olan Alzheimer hakkında önemli veriler paylaşan Dr. Asile Seval Aslan, hastalığın tıbbi mekanizmasına değindi. Nöroloji uzmanı, Alzheimerin beyinde biriken beta-amiloid plakları ve tau yumakları olarak tanımlanan protein birikintileri neticesinde sinir hücrelerinin zamanla hasar görmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Bu sürecin doğal bir akışla zaman içerisinde ilerleme gösterdiğini kaydeden Aslan, doğru korunma yöntemlerinin ve erken teşhisin hem hasta hem de bakım veren yakınları için yaşam kalitesini ciddi ölçüde artırdığını dile getirdi.

Sadece Unutkanlık Olarak Görülmemeli

Demans vakalarının yüzde 60 ila 70'lik bir kısmını kapsayan bir şemsiye tanı olan demansın, her zaman Alzheimer anlamına gelmediğini belirten Dr. Asile Seval Aslan, farklı demans çeşitlerinin bulunduğunu hatırlattı. Alzheimerin özellikle hafıza ile ilişkili beyin bölgelerinde tahribat yarattığını ancak durumun sadece basit bir unutkanlık olmadığını vurguladı. Tanı sürecinde kritik birer dönüm noktası olarak nitelendirdiği durumların; kişinin sürekli aynı soruları sorması, konuları tekrar etmesi, cüzdan veya anahtar gibi eşyalarını unutması ve hatta evin yolunu bulmakta zorlanması gibi durumlar olduğunu belirtti. Bu tür belirtilerin günlük işlevselliği etkilemeye başladığı aşamada tıbbi müdahalenin önemli hale geldiğini ifade etti.

Fiziksel Aktivite ve Beslenmenin Gücü

Hastalığın ilerleyen safhalarında tanıdık yüzlerin ayırt edilememesi, aile üyelerinin tanınmaması ve kişinin kendi kimliğini yitirmesi gibi durumların hem hastayı hem de çevresindeki yakınlarını derinden etkilediğini belirten Dr. Asile Seval Aslan, koruyucu önlemlerin önemine dikkat çekti. Uzman, haftada en az 150 dakika boyunca gerçekleştirilen tempolu yürüyüşlerin beyne giden kan dolaşımını artırdığını aktardı. Ayrıca, sebze, zeytinyağı, balık ve kuruyemiş ağırlıklı Akdeniz tipi bir beslenme düzeninin zihinsel gerilemeyi yavaşlatmada etkili olduğunu belirtti. Okuma yapmak ve yeni bir dil öğrenmek gibi zihinsel aktivitelerin ise kişide zihinsel bir rezerv oluşturarak süreci olumlu yönde etkilediğini ifade etti.

Erken Tanı ve Yaşam Kalitesinin Korunması

Sosyal bağların güçlü olmasının yalnızlık kaynaklı riskleri azalttığını ifade eden Dr. Asile Seval Aslan, tıbbi kontrolün önemini de vurguladı. Hipertansiyon, diyabet ve kolesterol kontrolü ile sigarayı bırakmanın, beynin damarsal yapılarının korunmasında doğrudan etkili olduğunu dile getirdi. Bilimsel çalışmalarda, beyindeki glimfatik sistemin uykuda aktifleşerek bir nevi lenf drenajı işlevi gördüğünü ve beyindeki atık proteinleri temizlediğini belirtti. Bu durumun, kaliteli uykunun beyin sağlığı için ne kadar hayati olduğunu kanıtladığını ekledi. Erken tanı sürecinin, hastalığı yavaşlatacak tedavilere ve çok daha iyi planlamalara olanak sağlayarak hasta ve yakınlarının yaşam koşullarını desteklediğini vurgulayan Dr. Asile Seval Aslan, 21 Eylül kapsamında farkındalık ve erken tanı mesajı verdi. Yakınlarında hafıza kaybı veya günlük işlevsellik kaybı gözlemleyenlerin vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurması gerektiğini belirterek, hastaların bu süreçte yalnız olmadıklarını ifade etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —