google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Programında yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddetin asla kabul edilemeyeceğini vurguladı. Ailenin huzurunun kadınla başladığını söyleyen Erdoğan, Gazze'de yaşanan insanlık dramına da dikkat çekerek "Zalimin de mazlumun da kimliğine bakmadan hakkı savunmaya devam edeceğiz" dedi.
Şiddetin Toplumsal Etkileri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına yönelik şiddetin sadece bireysel bir mesele değil, tüm toplumu etkileyen derin bir yara olduğunu söyledi. "Tek bir hanım kardeşimiz bile şiddete uğruyorsa, bu bizim için küçük kıyametin habercisidir" diyen Erdoğan, her şiddet olayının geride yarım kalmış hayatlar, öksüz çocuklar ve sönmüş umutlar bıraktığını ifade etti.
Aile Mahremiyeti ve Şiddet
Erdoğan, Türk kültüründe aile mahremiyetinin önemine değinse de, şiddet söz konusu olduğunda bu mahremiyetin koruma kalkanı olamayacağını belirterek, "Eğer kadına ve çocuğa yönelik şiddet varsa, artık aile mahremiyetinden söz edilemez" dedi. Şiddetin toplumda "mayalanarak büyüdüğünü" ve müdahale edilmeyen her olayın başka hayatlara sirayet ettiğini vurguladı.
Babaların Sorumluluğu
Kadınların iş hayatındaki artan rolüne değinen Erdoğan, geleneksel yük dağılımının artık değişmesi gerektiğini belirtti. "Çocukların eğitimi ve yetiştirilmesinde yalnızca anneler değil, babalar da aktif sorumluluk almalıdır" diyen Cumhurbaşkanı, tüm babalara "Eşlerinize daha fazla destek olun. Çocuklarınızın eğitiminde ve günlük yaşamda daha fazla yük alın" çağrısında bulundu.
Gazze'deki İnsani Trajedi
Konuşmasının bir bölümünde Gazze'deki insani trajediye değinen Erdoğan, "Gazze soykırımında şehit olan 70 bin Filistinlinin üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşuyor" dedi. Uluslararası toplumun bu vahşete karşı yeterli tepki göstermemesini büyük bir çifte standart olarak nitelendiren Erdoğan, "Her biri direniş abidesi olan Gazzeli kadınları saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
Ailenin Korunması
Erdoğan, şiddetle mücadelenin temelinin güçlü aile yapısı olduğunu ifade ederek sevgi, saygı ve dayanışmanın ailede yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. "Güvenli bir aile çatısı inşa edebilirsek, çocuklarımızın ve toplumun geleceğini koruyabiliriz" diye konuştu. Türkiye'nin şiddetle mücadelede önemli adımlar attığını ancak "tek bir canın bile kaybedilmesinin kabul edilemez olduğunu" vurguladı.