google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin haklarındaki beraat kararı Yargıtay tarafından bozulan 7 sanık, bugün yeniden hakim karşısına çıktı.
Ağrı'da 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan Leyla Aydemir'in cansız bedeni 18 gün sonra yerleşim yerine 2 kilometre mesafede, akarsu kenarında bulunmuştu. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2021 yılında 7 sanık hakkında "nitelikli kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından beraat kararı vermiş, bu karar istinaf mahkemesince de onanmıştı. Ancak Yargıtay, dosyaya sonradan sunulan ses kayıtlarının dikkate alınmaması ve eksik araştırma yapılması nedeniyle kararı bozdu.
Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğu kasten öldürmek suçundan sanıklar Ayşe Artam, Besim Dursun, Hatun Dursun, Mehmet Ali Aydemir, Yıldırım Artam, Yusuf Aydemir duruşma salonunda hazır bulunurken, Musa Aydemir Kocaeli Körfez Adliyesinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.
Tanık ve AFAD personeli Muhammed Erdoğan, "Cesedi kendi ellerimle ceset torbasına koyan bendim" dedi. Erdoğan, arama döneminde evlerin aranmamasının kendisinde şüphe uyandırdığını, ancak bunun sadece bir fikir olduğunu ve somut bir bilgisinin bulunmadığını ifade etti. "Evlere girelim" önerisinin kolluk kuvvetlerince kabul edilmediğini belirtti.
Tanık Kenan Tanrıverdi, "Medyada görene kadar böyle bir şüphemiz bile olmadı" şeklinde konuştu. Tanık Süleyman Daşdemir ve İbrahim Türkan da arama çalışmaları sırasında şahit oldukları herhangi bir şüpheli durumla karşılaşmadıklarını aktardılar. Çoban Mehmet Vural ise, sanıklardan Yusuf Aydemir'in tavrının 'bozuk ve tuhaf' olduğunu, Leyla'nın bulunduğu gün traktörle olay yerinin ters yönüne gittiğini gördüğünü tekrarladı.
O dönemin AFAD İl Müdürü Necati Oruk, basında çıkan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, herhangi bir kasıt veya ihmal olmadığını savundu. "Arazi çok geniş bir alan değildi. Aradığımız bölgeleri defalarca taradık. Çocuk sürekli orada olsaydı mutlaka bulurduk" dedi. Cesedin bulunduktan sonra yapılan incelemelerde, çocuğun 2-3 gün önce oraya bırakılmış olabileceğinin ifade edildiğini söyledi.
İlk tanık dinlemelerinin ardından duruşmaya ara verildi. Bir saat sonra diğer sanık ve tanıkların dinlenmesine devam edileceği bildirildi.