google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, bölgedeki güvenlik risklerini artırırken, Türkiye'nin doğu sınırında alınan önlemlerin stratejik önemi bir kez daha öne çıkıyor. Van'da 2021'de başlatılan sınır güvenlik duvarı çalışmaları, yasa dışı geçişlerin ve güvenlik tehditlerinin önlenmesinde kilit bir rol üstleniyor.
Toplam uzunluğu 302 kilometre olan Türkiye-İran sınırının, Başkale ilçesi sınırlarında kalan 142,5 kilometrelik bölümü büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldi. Zorlu coğrafya nedeniyle iki farklı sistem uygulanıyor: uygun alanlarda 4 metre beton duvar üzerine demir profil ve jiletli tel; sarp bölgelerde ise beton zemin üzerine çelik profil ve jiletli telden oluşan sistem kullanılıyor.
ABD-İran arasındaki tansiyonun yükseldiği bu süreçte, Van'daki güvenlik duvarı, düzensiz göç, kaçakçılık ve potansiyel tehditlere karşı en önemli fiziki bariyerlerden biri olarak öne çıkıyor. Duvar, Türkiye'ye yönelik muhtemel yasa dışı geçişleri önlemede hayati bir işlev görüyor.
Güvenlik yalnızca duvarlarla sınırlı değil. Sınır hattına entegre edilen elektro-optik kuleler, termal kameralar ve gözetleme sistemleri ile 24 saat kesintisiz izleme sağlanıyor. Bu sistemler şüpheli hareketliliğin anında tespit edilip hızlı müdahaleye olanak tanıyor.
Zırhlı araçlarla desteklenen hudut birlikleri, gece gündüz devriye faaliyetlerini sürdürüyor. Sert iklim, yüksek rakım ve zorlu araziye rağmen görev yapan Hudut Kartalları, yasa dışı geçişler, kaçakçılık ve muhtemel terör sızmalarına karşı sınırı sürekli kontrol altında tutuyor.
2021'de başlatılan sınır duvarı projesi, yalnızca Van'ın değil, Türkiye'nin tüm doğu sınırlarının güvenliği açısından hayati önem taşıyor. Bölgesel gerilimlerin daha fazla hissedilebileceği bu dönemde, Van hattında yükselen duvar, Türkiye'nin sınırlarını koruma kararlılığının somut bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.