Bir yılı daha geride bıraktık. Dile kolay 365 gün. Gecesiyle, gündüzüyle. Yazıyla, kışıyla, baharıyla, güzüyle. ..
Acısıyla, tatlısıyla… Mutluluğuyla, mutsuzluğuyla… Sevinçle, üzüntüyle… Kederle, gururla, kıvançla, umutla, umutsuzlukla…
Koşuşturmakla, bir şeyler yapma ve daha iyi şeylere ulaşmak için gayretlerle… Ailemiz için, toplum için, millet için, fedakarlıklarla, bazen de cefa ile. Arzuladığımız duruma /hedefe ulaştığımızda veya yaklaştığımızda, hoşnutlukla… O hedefe ulaşamadığımızda da hayal kırıklıklarıyla … Geçti diyebiliriz.
Bu yıl: Gerek Ülkemizde gerekse dünyada dalgalı, hatta sert dalgalı ve kırılgan geçtiğini hissettik, gördük ve yaşadık…Dünya ve Türkiye rahat değil, insanlık rahat ve huzurlu değil
Bu olmamalı, Türkiye ve dünyadaki insanlar huzurlu, mutlu ve güven içinde olmalı…
En acısı ise, Filistin – İsrail savaşı idi, öyle savaş ki siviller çocuklar bombalanıyor ve ölüyorlardı! Bu vahşet, soy kırım içimizi ve bağrımızı yakıp kavuruyordu!
İşin en acıklı ve dayanılmaz tarafı da İsrail soy kırım yaptığı halde, dünya dur demiyor sadece seyrediyordu;’’ direk destekleyen ülkelerin dışındaki ülkeler, her halde iyi yapıyorsun diyorlardı…
Savaşı kınayan, soy kırımın durmasını isteyen SADECE TÜRKİYE CUMHURİYETİ İDİ!
Ama Türkiye’nin gayret ve çabaları bu soy kırımı durdurmaya yetmiyordu!
Ukrayna ve Rusya savaşı da devam ediyordu! Bu savaşlar 21. Yüzyılın insanlığına uymuyordu! Bu savaşlarla ve acılarla eski yılı uğurladık ve yeni yıla girdik…
Komşumuz Suriye de yönetim yıkıldı; yeni rejim kurulacak…Kurulabilirse!
YANİ ORTADOĞU KAYNIYORDU, rahat değildi, dünyada rahat değildi!
Ama bizi daha çok etkileyen Orta doğu idi…Coğrafi komşuluk; din, kültür, tarih ve soy birlikleri vardı…Türk Milleti adil ve duygulu idi…Anglosaksonlar bize benzamiyordu!
Yeni yılımızın: ŞAVAŞLARIN DURDUĞU, BARIŞIN Hâkim OLLDUĞU;
Daha mutlu, huzurlu, güvenli, korkusuz…. İnsanların, insanlığın yaşamasını diliyorum!
Yukarda saydığım durum ve fiilleri yaşamayan, görmeyen, işitmeyen insan var mı?
Hepimiz bunlardan bazılarını, belki de birçoğunu yaşadık, muhatap olduk ve de gördük.
Dileğim odur ki, bu yılda hep iyileri ve güzelleri görelim, onlarla karşılaşalım, onları yaşayalım.
Nedir bu insanların çektiği? Nedir bu vahşet, nedir bu şiddet ve zulüm?..
2024 -25 Yılları İslam ülkelerinin birçoğunda kanla, kan akıtmakla geçti!..
Medeniyet ve teknoloji; insanları daha kolay ve çabuk öldürelim diye mi yarışıyor? Ülkeleri ve Dünyayı idare edenler veya etmeye çalışanlar, bu zulmü; bu, günahsız insanlara nasıl reva görüyorlar?..
İnsanları öldürmekle veya öldürtmekle; daha çok mutlu ve huzurlu mu oluyorlar?.. Veya öyle sanıyorlar. Yoksa bu kıyımla; medeniyetin ve teknolojinin daha çok gelişeceğini mi sanıyorlar?.. Heyhat!... Nerede görülmüş, nerede yazıyor?
Hiçbir dinde insan öldürmek yok, mubah değil, aksine günah!.. Bu gaddar fiili işleme, yapma dürtüsü veya hareketi nerden geliyor? İnsan anlayamıyor!
Din adamları “İslam, Hristiyan, Musevi, Budist…” ilim adamları, sosyologlar, psikologlar, hümanistler ne diyor, neredeler?..
İnsan Hakları, Birleşmiş Milletler, Arap Birliği, İslam ülkeleri, İslam Konferansı Üyeleri ve onu kuranlar ne diyorlar ve neredeler?
SAVAŞLARIN DURMASI EN BÜYÜK DİLEĞİMDİR, SAĞLIKLI AKLI BAŞINDA HER İNSAN BUNU İSTEMELİ…
İnsan hakları sadece GÜÇLÜ ÜLKELERE Mİ VAR?
Yazı devam edecek.
Hoşça kalın.
Uz. Dr. Dr. Ayhan YİĞİT


