google-site-verification=8SKVZvCgNq15inzikTP1VfTBOYQ81urWn55KV6iqqtw
Tarih: 16.01.2026 01:52

Doğum Sonrası Sporla Geçmeyen Karın Şişliğine “Görünmez” Dokunuş

Facebook Twitter Linked-in

Doğum sonrası karın bölgesinde oluşan ve sporla ya da diyetle düzelmeyen alt karın şişliği, annelerin en sık yaşadığı estetik sorunların başında geliyor. Uzmanlar, bu durumun çoğu zaman yağlanmadan değil, karın kaslarının ayrılmasından kaynaklandığını belirtiyor.

Haber Bülent çamlı
Hamilelik sonrası pek çok kadın ideal kilosuna dönmesine rağmen karın bölgesindeki bombeliğin geçmemesinden şikâyetçi oluyor. Genellikle bölgesel yağlanma olarak düşünülen bu sorunun tıp literatüründeki karşılığı ise "Diastasis Recti", yani karın kası ayrılması olarak tanımlanıyor. Kas yapısındaki bu bozulma nedeniyle spor ve egzersizler çoğu zaman yeterli olmuyor.
Sorun Yağ Değil, Kas Ayrılması
Karın ön duvarını oluşturan ve iç organları adeta bir korse gibi saran kaslar, hamilelik sürecinde maruz kaldığı basınç nedeniyle birbirinden ayrılabiliyor. Bu durum, özellikle öne eğilme veya yemek sonrası belirginleşen "hamile karnı" görüntüsüne yol açıyor. Uzmanlar, sorunun deri fazlalığı ya da yağlanma değil, kasların yer değiştirmesi olduğuna dikkat çekiyor.
İzsiz Yöntem: Endoskopik Karın Germe
Klasik karın germe ameliyatlarında oluşan uzun kesi izlerinden çekinen hastalar için geliştirilen Endoskopik Karın Germe yöntemi, minimal invaziv yapısıyla öne çıkıyor. Kamera yardımıyla gerçekleştirilen bu yöntemde, gevşemiş karın kasları içeriden "iç korse" tekniğiyle sıkılaştırılarak orta hatta birleştiriliyor.
Bu teknikte göbek deliğinin yeri değiştirilmezken, karın bölgesinde dışarıdan fark edilen herhangi bir uzun kesi izi oluşmuyor.
Kimler İçin Uygun?
Endoskopik karın germe; ciddi deri sarkması olmayan, cilt elastikiyeti iyi durumda bulunan ancak kas ayrılmasına bağlı karın şişkinliği yaşayan hastalar için ideal bir seçenek olarak gösteriliyor. Deri fazlalığı bulunan hastalarda ise farklı cerrahi yöntemler tercih ediliyor.
Sosyal Hayata Hızlı Dönüş
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Ahmet Karacalar, doku hasarının minimum olduğu bu yöntemde hastaların çoğunlukla aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebildiğini belirtti. İyileşme sürecinin klasik yöntemlere göre daha hızlı ilerlediğini ifade eden Karacalar, ameliyat sonrası yaklaşık 3–4 hafta korse kullanımının önerildiğini söyledi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —